Aile Konutunun ve Aile Konutu Şerhinin Önemi

           Aile konutu, resmen evli olan karı kocanın birlikte yaşamlarının merkezi haline getirdikleri ve konutun kaybı halinde barınma hakkının zarar göreceği ortak konuttur. Ailenin korunması amacıyla bu konuta ilişkin yasada özel koruma vasıtaları öngörülmüştür.

           Bu nedenle aile konutunun eşlerden birine ait olması halinde, konut kendisine ait olmayan eşin, tapuda bu konutun kaydına aile konutu şerhi koydurtmasıhem evliliğin devamı hem de konut kendisine ait olan eşin vefatı halinde koruma sağlayacaktır.

          Koruma; boşanma veya evliliğin iptali davası esnasında ve aile konutunun eşlerden biri tarafından terk edilmesi, ayrılıkararı ve birlikte yaşamaya ara verildiği süre içerisinde devam etmekte; evliliğin ölüm, boşanma veya iptal kararı ile neticelenmesi halinde ise sona ermektedir.  

 1.  Evliliğin Devamı Sırasındaki Koruma

            Eşlerden biri diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.

        Herhangi bir devir ya da hak sınırlayıcı işlem yapılmadan önce aile konutu şerhi koydurulması çok önemlidir.

           Aksi halde, yani, konut kendisine ait olmayan eşin, tapuya aile konutu şerhi koydurmamış olması halinde, devir veya hak sınırlaması getiren işlemde, devralan veya hak sahibi olan karşı tarafın kötü niyetli olduğunu ispatlaması gerekecektir. Zira tapu kütüğünde aile konutu şerhi bulunmadığından, işlemin karşı tarafının, bu konutun aile konutu olduğunu bilemeyeceği için iyi niyetli olduğu varsayılır.

        Oysa aile konutu şerhi, vukuatlı nüfus kayıt örneği veya evlilik cüzdanı ile eşlerin konutta birlikte yaşantılarını sürdürdüklerini kanıtlayan muhtarlıktan ve varsa apartman yönetiminden alınmış belgenin tapu müdürlüğüne ibrazı ile kolaylıkla koydurulabilinmektedir.  

           Bu nedenle herhangi bir işlem yapılmadan önce aile konutu şerhinin tapu müdürlüğünce konulmasını sağlamak çok avantajlı olacaktır.

        Yine aile konutu, ilgili hak sahibinin iradi tasarruflarını diğer eşin açık rızasına bağlamıştır. Bu nedenle hak sahibinin borcu nedeniyle icra yoluyla yapılan satışlarda, eş, aile konutu korumasından yararlanamaz. 

2. Eşin Vefatı Halindeki Koruma 

            Türk Medeni Kanunu 240. madde ile edinilmiş mallara katılma rejiminde, 255 madde ile paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde, TMK 279 madde ile mal ortaklığı rejiminde, sağ kalan eşin tasfiye sonucunda doğan hakkına mahsuben aile konutu üzerinde mülkiyet, intifa veya oturma hakkı talep edebilmesini mümkündür.

         Yine Türk Medeni Kanunu 652 maddesi, sağ kalan eşin aile konutu üzerinde mirasçılık sıfatına bağlı bir yasal, ayni talep hakkı bulunduğu hususunu düzenlemiştir. TMK.nun 652 . maddesi uyarınca sağ kalan eş miras payı karşılığında kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. 

Av. Sibel Öztürk

d

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.