Ailesinin Müdahalesine Sessiz Kalarak, Eşini Babaevine Bırakan ve Bir Daha Aramayan Koca Aleyhine Açılan Boşanma Davası Kabul Edilmelidir.

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ
2010/9784 E.
2011/10636 K.
15.6.2011 T.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarda tarih numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1- ) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kocanın temyiz itirazları yersizdir.

2- ) Davacı-davalı kadının temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemede;

a- ) Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalı-davacı kocanın ailesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kaldığı, ailesi tarafından babaevine bırakılan eşini bir daha aramadığı ve birlikte yaşamaktan kaçındığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında kocanın kusurlu davranışlarıyla oluşan ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların gelişimi karşısında davacı-davalı dava açmakta haklıdır. Bu durumda, davacı-davalı kadının boşanma davasının kabulüne ( T.M.K. madde 166/1 ) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın isabetsiz olup; bozmayı gerektirmiştir.

b- ) Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına ( T.M.K. madde 186/1 ) geçimine, ( T.M.K.madde 185/3 ) malların yönetimine ( T.M.K. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215 ) ve çocukların bakım ve korunmasına ( T.M.K. madde 185/2 ) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden ( resen ) almak zorundadır ( T.M.K. 169 ). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

SONUÇ : Temyiz edilen hükümün yukarda 2/a-b bentlerinde açıklanan sebeple BOZULMASINA, davalı-davacı kocanın davasının reddine ilişkin temyizinin ise yukarda 1. bentte açıklanan sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden Mustafa’ya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 73.90 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istenmesi halinde temyiz peşin harcının yatıran Nadiye’ye iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.