Arabuluculuk Tarihi? Arabuluculuk Nereden Çıktı ?

Arabuluculuk tarihi 

      Arabuluculuk yasada, Dava açılmaarabuluculukdan önce yahut davanın görülmesi sırasında, sistematik teknikler uygulayarak, tarafları görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle kendi çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, uzman eğitimi almış, tarafsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyari olarak yürütülen faaliyet şeklinde tanımlanmıştır.

          Arabuluculuk, yani uyuşmazlık taraflarının tarafsız üçüncü bir kişinin katılımı ile sorunlarını çözme yöntemi, insanlık tarihi kadar eskidir; ancak 20. ve 21. yüzyıllarda devletler tarafından kabul edilmiş ve kurumsallaştırılmıştır.               Arabuluculuk tarihi mihenk taşları;

               İlk olarak Amerika’da 1964 tarihli Yurttaşlık Yasası ile toplum hayatına girmiş ve federal hükümet tarafından Yerel Adalet Merkezleri kurulması 1980’li iyice kurumsallaşarak adalet sisteminin parçası haline gelmiştir.

1980’li yıllarda İngiltere ve Avustralya’da ve 1990’lı yıllarda ise Avrupa ülkelerinde yayılmaya başlamıştır.

 21 Mayıs 2008 tarihinde Avrupa Birliği “Hukukî ve Ticarî Uyuşmazlıklarda Arabuluculuğun Belirli Yönlerine İlişkin 21 Mayıs 2008 Tarihli Avrupa Parlamentosu ve Konseyi Direktifi”  kabul edilmiştir. AB üye ülkelerinin Direktif maddelerini, öngörülen üç yıl içerisinde iç hukuklarına uyarlaması gerekmektedir.

7 Haziran 2012 tarihinde Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kabul edilmiş ve 22 Haziran 2012’de Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Kanun’un yayımı tarihinden itibaren bir yılı içinde yürürlüğe girmiştir (HUAK, m. 37/1/b). 26 Ocak 2013 tarihinde ise Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği (“Yönetmelik”) yürürlüğe girmiştir.

SONUÇ

—Görüldüğü gibi uyuşmazlıkların çözümünde arabuluculuk yöntemi her ne kadar ülkemiz için yeni bir uygulama olsa da, dünyada neredeyse yarım yüzyıl önce kurumsallaştırılmıştır.

—           Aslında son zamanlarda tanıdıklık açısından arabuluculuktan çok daha popüler olan alternatif tıpa benzediğini düşünüyorum. Zira bazen cerrahi yöntem gerekir, o zaman mahkeme tek çözüm olur; ancak çoğu zaman erken tanı ve tedavi ile cerrahi yöntemin gerekliliği engellenir. En iyi cerrahi operasyon dahi cerrahi operasyon gerekmemesinden daha iyi değildir.

Arabuluculuk tarihi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.