Bono Üzerine Yazılan Muacceliyet Kaydı Yazılmamış Sayılır. Bir Bono Ödenmediğinde Diğerlerinin De Muacceliyet Kesbetmesi İsteniyor İse Bu Ayrıca Bir Protokolde Gösterilmelidir. Vadesi Gelmediğine Dair İtiraz Borca İtiraz Niteliğindedir. Duruşma Açılmalıdır.

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ
2010/9857 E.
2010/22648 K.
7.10.2010 T.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki her iki taraf vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1-)Borçlular vekilinin harcı yatırılmayan ve temyiz defterine kaydı bulunmayan temyiz dilekçesinin REDDİNE,

2-)Alacaklı vekillinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Alacaklı vekili tarafından 11 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlanılmış, borçlulara örnek 10 numaralı ödeme emri tebliğ edilmiştir. Borçlular vekilinin yasal süre içinde, takip dayanağı 30.11.2009 vade tarihli, 5000 TL bedelli ve 9.12.2009 vade tarihli, 6000 TL bedelli bonolar dışındaki 9 adet senedin vadesi gelmediğini ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu görülmüştür. Senedin vadesinin gelmediği, diğer bir ifade ile borcun muaccel olmadığı itirazi, İ.İ.K.nun 168/5. maddesi uyarınca borca itiraz niteliğinde olup, aynı kanunun 169/a-1 maddesi uyarınca bu itirazın icra mahkemesince duruşma açılarak incelenmesi zorunludur.

Muacceliyet şartı, ayrıca bir sözleşmede belirlenmedikçe, anılan kayıt ilgililer yönünden hiçbir sonuç doğurmaz. ( Prof. Dr. Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku 2. Baskı sayfa 487 ve 1002 ).

Takip dayanağı bonolarda vadesinde ödenmediği takdirde müteakip bonoların da muacceliyet kesbedeceği yolunda kayıt bulunması, bu senetlerin kambiyo senedi olma özelliğini etkilemediği gibi, bu nevi kayıtlar yazılmamış sayılır ise de; bono haricinde düzenlenen ve bonoya açıkça atıf yapılan bir sözleşme ile belirlenen muacceliyet koşulu geçerlidir.

O halde; mahkemece duruşma açılıp tarafların iddia ve delilleri toplanarak ve özellikle temyiz dilekçesi ekinde sunulan 10.11.2009 tarihli “Protokol” başlıklı belge değerlendirildikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda ( 2 ) numaralı bentte yazılı sebeplerle alacaklı yararına İ.İ.K.366. ve H.U.M.K.nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 7.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.