Borç Verilen Tutar Karşılığında Alınan Çekin Unsurlarında Eksiklik Bulunması Halinde İtirazın İptali Davasında Alacak Tanık İle İspat Edilebilir.

YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ
2013/11388 E.
2013/17464 K.
25.6.2013 T.

DAVA : İ. S. vekili ile K. P. vekili aralarındaki dava hakkında Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 6.3.2012 tarih ve 259-109 Sayılı hükmün Dairenin 19.2.2013 tarih ve 26552-3813 Sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde taraflar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı, davalıya 2001 yılı sonlarında 800.000 dm ( Alman Markı ) borç verdiğini ve karşılığında toplam 800.000 dm bedelli 4 adet çek aldığını, çeklerin ödenmemesi üzerine icra takibine geçtiklerini, takibin davalının haksız itirazıyla durdurulduğunu, çeklerde keşide tarihinin bulunmaması sebebiyle çek vasfını yitirmiş de olsa yazılı delil başlangıcı niteliği taşıdığını ve bu çeklerin yanlar arasındaki karz ilişkisinin kanıtı olduğunu belirterek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı, söz konusu çeklerde keşide tarihi bulunmaması sebebiyle çek vasfında olmadığını, söz konusu çeklerin davacının eline ne şekilde geçtiğinin bilinmediğini, çek hesabının daha önce kapatılmış olduğunu, zamanaşımı süresinin de dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Dava, karz akdine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiş; taraf vekillerince temyiz edilen hükmün dairemizce onanması üzerine, bu kez taraf vekillerince karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.

Davacı, çekte bulunması gereken zorunlu unsurlardan olan keşide tarihinin yer almaması sebebiyle yazılı delil başlangıcı niteliği taşıyan ve imzaları inkar edilmeyen çekleri, yanlar arasında kurulduğu iddia olunan ödünç ilişkisinin kanıtı olarak göstermektedir. Yazılı delil başlangıcı bulunması halinde yanlar arasındaki akdi ilişkinin varlığının tanık dahil her türlü delil kanıtlanması mümkündür. Bu çerçevede dinlenen davacı tanıkları, yanlar arasındaki ödünç ilişkisinin 2001 yılında kurulduğunu bildirmişlerdir. Bu durumda B.K.nun 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle henüz dolmadığı gözetilerek tarafların iddia ve savunmalarının esastan incelenerek değerlendirilmesi gerekirken, davacı hakkında hüküm ve sonuç doğurması mümkün olmayan bankaca çeklerin sistemsel olarak iptal edildiği tarihin zamanaşımının başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi yerinde olmayıp bozma nedenidir.

Ne var ki, mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulması gerekirken zühulen onandığı yeniden yapılan inceleme sonucunda anlaşıldığından dairemizin 19.2.2013 gün ve 2012/26552 Esas, 2013/3813 Karar sayılı onama kararı kaldırılmalı, mahkeme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı yanın bu yöndeki karar düzeltme isteminin kabulüyle dairemizin 19.2.2013 gün ve 2012/26552 Esas, 2013/3813 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, Bozma nedenine göre davacının sair, davalının tüm karar düzeltme istemlerinin şu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 50.45 Tl temyiz harcın istenmesi halinde davalıya ve yine peşin alınan 71.50 TL toplam harcın davacıya iadesine, 25.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.