Boşanmadığı Eşinin Başkasından Olan Çocuğu

u_12062012-163428baba-cocuk-resim-2

(Boşanmadığı Eşinin Başkasından Olan Çocuğu – Çocuğun boşanma davası kesinleşmeden doğması sebebiyle baba olarak kaydedilmiş olduğu, soybağının reddi davasında aile mahkemesinin görevli olduğu)

( Boşanmadığı Eşinin Başkasından Olan Çocuğu , gerçek baba adına kayıt talebi yönün nüfus kaydı düzeltilmesi olsa da, mevcut soybağının kaldırılması için soybağının reddi davasıdır.)

YARGITAY 18. HUKUK DAİRESİ

2013/19782 E.
2014/4007 K.
6.3.2014 T.

DAVA : Dava dilekçesinde, A. E.’ye ait nüfus kaydının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı A. M. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı A.’nın davacının kızı olmadığını, eski eşi H.’nin boşanma davasının kesinleşmemesinden faydalanarak A.’yı davacının, daha sonra da Y. D.’ın kızı olarak nüfus kütüğüne mükerrer olarak kaydettirdiğini ileri sürerek, kendi hanesindeki A. ile Y. D.’ın hanesinde Kayıtlı A.’in aynı kişi olduğunun tespiti ile kendi hanesinde kayıtlı A.’e ait nüfus kaydının iptalini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33. maddesi uyarınca olayları açıklamak taraflara, hukuki niteleme hakime aittir. Davada öncelikle çözümlenmesi gereken husus, davanın soybağı ya da nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası olup olmadığı meselesidir.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile davacının iddiası birlikte değerlendirildiğinde; davalı A.’in, Y. D. hanesindeki kaydının mükerrer kayıt olduğu anlaşılmakta olup, dava bu yönü ile kayıt düzeltme davasıdır. Davacı hanesindeki kayıt ise davalı A., davacı M. ile H.’nin 16.5.1963 kesinleşme tarihli boşanma davasından önce yanı evlilik birlikteliği henüz sona ermeden doğumu ile oluşturulan kayıttır.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 285. maddesinin 1. fıkrasında evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babasının koca olduğu; 286. maddesinde de kocanın soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebileceği hüküm altına alınmıştır. Dolayısı ile davacı ile davalı arasında soybağı mevcut olup davacının kendi hanesinde kayıtlı A.’in kendi kızı olmadığı yönündeki iddiası, soybağının reddi davacı kapsamında kalmaktadır.

4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Sayılı Kanunun 5133 Sayılı Kanun ile değişik 4/1. maddesinde; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 3. kısmı hariç olmak üzere 2. kitabından ( TMK. madde 118-494 ) doğan bütün dava ve işlere aile mahkemesinde bakılacağı düzenlenmiştir. Soybağına dair hükümler 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 282. maddesi ve devamında düzenlenmiş olup buna dair uyuşmazlıklar aile mahkemelerinin görevi kapsamındadır.

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Görevin Belirlenmesi ve Niteliği başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve dair kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu husus mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Dava, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 288 ve devam eden maddelerinde düzenlenen soybağının reddi ile 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesinde düzenlenen nüfus kaydının düzeltilmesi istemine dair olup her iki davanın birlikte açılması halinde görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi değil, aile mahkemesidir. ( HGK 7.3.2012 gün 2011/2-775-2012/116 Sayılı kararı ) Davanın aile mahkemesince görülüp karara bağlanması gerekirken, bu husus düşünülmeden asliye hukuk mahkemesince işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.