İcra Mahkemesi Öncelikle ve Resen Takip Dayanağı Senedin Kambiyo Vasfında Olup Olmadığını İnceler, Değil İse Diğer İtiraz Nedenlerini İncelemeksizin Takibin İptaline Karar Verir.

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ
2013/12720 E.
2013/18802 K.
15.5.2013 T.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

İİK.nun 170/a-2.maddesi gereğince, icra mahkemesinin, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını re’sen inceleyerek, senedin kambiyo vasfında olmadığını tesbit etmesi halinde, diğer itiraz nedenlerini incelemeksizin takibin iptaline karar vermesi gerekir.

6762 sayılı TTK.nun 690.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 615.maddesi hükmüne göre; “poliçe, görüldüğünde, görüldüğünden veya keşide gününden muayyen bir müddet sonra ya da muayyen bir günde ödenmek üzere keşide olunabilir. Vadesi başka şekilde yazılan veya birbirini takip eden vadeleri gösteren poliçeler batıldır…”.

Somut olayda, dayanak senedin ödeme tarihi bölümünde 04.10.2012, vade kısmında ise 02.10.2012 tarihi gösterilmiş olup, iki vadeli bu senet bono niteliğinde değildir.

O halde, mahkemece İİK.nun 170/a-2.maddesi gereğince borçlu hakkındaki takibin re’sen iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddi isabetsizdir.

Kabule göre de; mahkemece, borçlunun itirazının evrak üzerinde inceleme yapılarak sonuçlandırıldığı ve alacaklı vekilinin bir emek ve mesaisi bulunmadığı halde, alacaklı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.

Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin ( 1 ). fıkrası gereği hükümde “Türk Milleti Adına” ibaresi ile “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.