İcra Mahkemesinin Tebligatın m. 35’e Göre Yapılması Kararının Kesinleşmesi Takip Hukuku Bakımından Bağlayıcıdır.

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ
2011/17184 E.
2012/15697 K.
14.7.2011 T.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu vekili, özetle müvekkilinin adresinin Almanya’da olduğu alacaklı tarafından bilinmesine rağmen bu adrese tebligat çıkartılmadığını, müvekkilinin taşınmazları üzerine haciz konulduğunu, takipten yeni haberdar olduğunu, alacaklı tarafın kötü niyetli hareket ettiğini, her iki takipte de senetlerin arka yüzünün fotokopisini sunmadığı gibi kendilerine de gönderilmediğini, alacaklının yetkili hamil olmadığını ileri sürerek takibin iptalini kabul etmez ise usulsüz tebligatın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, borçlunun yurtdışında bulunduğu, davalı alacaklı tarafça biliniyor olmasına rağmen davacının bulunmadığı belli olan adreslere tebligat yapılarak takibin kesinleştirildiği gerekçesi ile ödeme emri usulsüz kabul edilmiş, ödeme emrinin tebliğ tarihinin 14.1.2010 olarak tespitine karar verilmiş, alacaklı tarafça dosyaya sunulan takip konusu senetlerin arka yüzleri bulunmadığından İ.İ.K. 58 ve 61. maddede yazılı şartın yerine gelmediği kanaatine varılarak ödeme emrinin iptaline hükmedilmiştir.
İncelenen İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2008-437 Esas, 387 S.’lı kararında, alacaklının aynı takip dosyasından borçluya Tebligat Kanunu 35. maddeye göre tebligat yapılması isteminin reddine ilişkin icra müdürlüğü kararının İcra Mahkemesi’nce iptal edildiği bu kararın 13.6.2008 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
İcra Mahkemesi kararları maddi hukuk açısından kesin hüküm teşkil etmez ise de takip hukuku yönünden birbirleri için bağlayıcıdır. Bu sebeple İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2008-37 Esas, 387 Sayılı kesinleşmiş mahkeme kararına göre borçluya Tebligat Kanunu 35. maddeye göre tebligat yapılmasında yasaya aykırılık bulunmadığından borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin reddi gerekirken aksi düşünce ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K. 366. ve H.U.M.K. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 14.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.