İhtiyati Haciz Kararı İnfaz Edilip İcra Takibi Aşamasına Geçildiğinde İhtiyati Haciz Kararına Yönelik İtirazların İcra Mahkemesince İncelenmesi Gerekir

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ
2013/17104 E.
2013/9970 K.
28.5.2013 T.

KARAR : Davacı vekilinin talebi üzerine karşı taraf şirketin taşınır ve taşınmaz malları üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme ile ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.

Karşı taraf davalı vekili itiraz dilekçesinde davacı işçinin işçilik alacaklarına ilişkin açtığı davanın kesinleşmediğini, bu nedenle borcun vadesinin gelmediğini, İİK’nun 257/2. maddesindeki şartların ise gerçekleşmediğini, borçlunun adresinin belli olduğunu, alacaklının bilmemesinin de mümkün olmadığını, zira mahkemedeki yargılamada davanın takip edildiğini, mal kaçırma, gizleme, kaçmaya hazırlanma ve sair durumların da olmadığını, buna dair emare, delili olmadığını, borçlu şirketin 800’ü aşkın işçisi olan konfeksiyon alanında saygın ve güvenilir bir firma olduğunu, alacaklının karar sonrası giriştiği haciz işlemlerinin borçlu firmanın ticari işlemlerini çıkmaza soktuğunu, işçilere ödenecek ücreti tehlikeye soktuğunu, 15-20.000 TL tutarındaki borç için bu denli büyük hacimde iş yapan bir firmanın mal kaçırma gizleme girişimine girmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, borçlu firmanın teminat mektubu sunarak tehiri icra kararı alan bankalar nezdinde güvenilirliği olan bir şirket olduğunu, karara konu mahkeme kararının tehiri icra talepli olarak temyiz edildiğini, aynı nitelikteki bir davanın reddedildiğini, bu kararında temyiz sonucu bozulmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, bozulması kuvvetle muhtemel olan bir karara konu alacağa ilişkin ihtiyati haciz kararı alınmasının alacaklının kötü niyetini gösterdiğini, ayrıca alacaklarının borca yetecek kadar değil de şirketin elini kolunu bağlamak istercesine tüm araçlarını ve hesaplarını haczettirdiğini, bunun da alacaklının kötü niyetinin göstergesi olduğunu, şirkete zarar verme kastı ile hareket ettiğini, bu nedenle ihtiyati haczin kaldırılmasına, yatırılan teminatın taraflarına ödenmesine kararı verilmesini itirazen talep etmiştir.

Davacı vekili itiraz duruşmasındaki beyanında ihtiyati haciz üzerine icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini beyan etmiştir. Mahkeme duruşmalı olarak yaptığı inceleme sonucu Mersin 2 İş Mahkemesi’nin 2011/81 Esas, 2013/30 Karar sayılı ilamı ile 22/01/2013 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davanın tamamen şahsi haklara ilişkin bulunduğu, verildiği tarih itibariyle kesinleşmeden icra takibine konu edilebileceği, dolayısıyla bu tarih itibariyle vadesinin gelmiş olduğunun kabulü gerektiği gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir.

Kararı davalı ( itiraz eden ) vekili temyiz etmiştir.

Dosya kapsamına göre mahkemenin 08/04/2013 tarih ve 2013/2 Değişik İş sayılı ihtiyati haciz kararının infaz edildiği, davalı ( itiraz eden ) borçlunun araçlarının trafik kayıtları ile banka hesaplarının ihtiyaten haczedildiği anlaşılmaktadır. Davacı ( talep eden ) alacaklı vekili de ihtiyati haciz kararının icraya konulduğunu, hatta takibin kesinleştiğini beyan etmiştir. Temyiz dilekçesi kapsamındaki itiraz ve anlatımlardan da ihtiyati haciz kararının infaz edildiği, icra aşamasına geçildiği, hatta davalı ( itiraz eden ) borçlunun teminat mukabili hacizleri kaldırdığı saptanmıştır. Bu hale göre ihtiyati haciz kararı infaz edilip icra takibi yapıldığına, icra takibi aşamasına geçildiğine göre ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın İcra Mahkemesince incelenmek üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken mahkemece işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesi yer olmadığına, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya ( itiraz edene ) iadesine, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.