İlamlı Takipte Dayanak İlamın Borçluya Gönderileceğine Dair Yasal Bir Düzenleme Mevcut Değildir Bu Nedenle İcra Emrinin İptaline Karar Verilemez.

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ
2012/6468 E.
2012/23523 K.
4.7.2012 T.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Melikşah Şener tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü :

KARAR : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında ilamların icrası yoluyla icra takibinde bulunulduğu borçlu vekilince İcra Mahkemesine başvurularak icra emrine dayanak ilam sureti eklenmediğinden bahisle icra emrinin iptalinin talep edildiği, ayrıca mükerrerlik ve ilama aykırılık şikayetlerinde bulunulduğu, mahkemece icra emri tebligatı içerisinde icra emri ve takip dayanağı belgenin bulunmadığı gerekçesiyle icra emrinin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
İ.İ.K.nun 32. maddesi aynen: “para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra müdürü borçluya bir icra emri tebliğ eder Bu emirde 24. maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir hükmünü içermektedir. Anılan maddede icra emriyle birlikte dayanak ilamın borçluya gönderileceğine dair yasal bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Mahkemece borçlunun bu konudaki şikayetinin reddi yerine genel haciz yoluyla yapılan takiplerde uygulanması gereken İ.İ.K.nun 58 ve 61. maddelerindeki prosedürün gerekçe gösterilerek yazılı şekilde karar verilmesi İ.İ.K.nun 32. maddesine aykırıdır. Kaldı ki borçlunun taraflarına gönderilen icra emri tebligatı içerisinde icra emri bulunmadığı yönünde bir şikayeti olmadığı gibi şikayet dilekçesi ekinde sunulan tebligat parçasından da icra emrinin borçluya gönderildiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, borçlunun dayanak ilam suretinin gönderilmediğine dair şikayetinin reddiyle diğer istemleri hakkında inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle ödeme emrinin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.