İmzanın Borçluya Ait Olduğunun İspat Yükü Alacaklıya Aittir. İmzanın Basit Tersimli Olması Nedeniyle Borçluya Ait Olup Olmadığının Tespit Edilemediği Halde Şikayetin Kabulüne Karar Verilmesi Gerekir

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ
2011/8693 E.
2011/26728 K.
6.12.2011 T.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği düşünüldü :

KARAR : İ.İ.K.nun 170/3. maddesi uyarınca icra mahkemesi İ.İ.K.nun 62 ve 68/a maddelerine göre yapacağı inceleme sonucunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne, inkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılır ise, itirazın reddine karar verir. Medeni Kanun’un 6. maddesine göre taraflardan biri iddiasını ispata mecburdur. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir ( HGK.nun 26.4.2006 tarih ve 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı ).
Somut olayda icra mahkemesince yaptırılan 22.11.2010 tarihli Adli Tıp Raporunda imzanın basit tersimli olması sebebiyle borçluya ait olup olmadığının tespit edilemediği yönünde kanaate ulaşılmıştır. Yukarıda yazılan ilkeler uyarınca alacaklı kambiyo senetlerine özgü takibe dayanak bonolar altındaki keşideci imzasının borçlu şirket yetkilisine ait olduğunu ispat edemediğinden şikayetin kabulüyle takibin durdurulmasına karar verilmesi yerine ispat külfetinin borçluya ait olduğu ve borçlunun senetteki imzanın kendine ait olmadığını ispatlayamadığı sebebiyle davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 06.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.