Irak’taki İşgal, Anarşi ve Çatışma Ortamının Süresi İçerisinde İtiraz Edilmesini Engelleyebilecek ve Mücbir Sebep Niteliğinde Bulunduğundan Gecikmiş İtiraza İlişkin Mazeretin Kabulüne Karar Verilmiştir.

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ
2011/999 E.
2011/3554 K.
15.3.2011 T.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Alacaklı şirket tarafından borçlu Irak Cumhuriyeti Devleti Petrol Bakanlığı Oil Marketing Co ( SOMO ) hakkında genel haciz yoluyla 27.12.2007 tarihinde ilamsız takip yapıldığı, ödeme emrinin ise yabancı devletin büyükelçiliğine tebliğ edildiği, borçlunun takip şekline göre yasal 7 günlük süre içerisinde icra dairesine itiraz etmediği görülmektedir.
Şikayetçi Irak Cumhuriyeti Petrol Bakanlığı, vekili vasıtasıyla 2.9.2009 tarihinde icra mahkemesine gelerek, Irak Cumhuriyeti’nin önce bir savaş dönemi geçirdiğini, akabinde ABD tarafından işgal edildiğini, bu işgalin halen daha devam ettiğini, bu işgal ile birlikte anarşi, terör ve bazı diplomatların da dile getirdiği gibi bir iç savaş halinin söz konusu olduğunu, bu sebeplerle devlet kurumlarının işlemez hale geldiğini, can güvenliğinin bulunmadığı bir başkentte devlet kurumlarının sağlıklı çalışamayacağının bir gerçek olduğunu, bu durumun ise mücbir sebep olarak adlandırılan tarife açık bir şekilde uyduğunu, müvekkilinin kusuru olmadan ve halen devam etmekte olan vaki sebepler sebebiyle yasal süresi içerisinde İskenderun 1. İcra Müdürlüğü’nde başlatılan icra takibine gerekli itirazları yapamadığını, Irak’ta bir yetkilinin takiple ilgili tebligatlardan veya hacizden haberdar olması, ancak can güvenliğini garantiye aldıktan sonra Türkiye’de bir avukata vekalet vermesi ve bu avukatın da dosyayı inceledikten sonra e-posta yoluyla bu yetkiliyi bilgilendirmesi ile mümkün olduğunu, çünkü haber ve bilgi vermek için başka bir yol bulunmadığını, avukat olarak kendisinin vekalet aldıktan sonra 1.9.2009 günü İskenderun’a gelerek icra müdürlüğündeki dosyaların fotokopilerini aldığını, öğrenme tarihlerinin 1.9.2009 olarak kabulünün gerektiğini belirterek, gecikmiş itirazlarına esas olan mani sebepleri ifade ettikten sonra, borca yönelik itirazlarını belirtmiş, ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararları uyarınca Irak petrolünün haczedilemeyeceğinden bahisle icra dosyasında yapılan haciz ve buna yönelik satış işlemini de şikayet etmiştir.
İ.İ.K.’nun 65. maddesi uyarınca gecikmiş itirazda bulunulabilmesi için, kusur olmaksızın, bir engel sebebiyle süresi içinde itiraz edilememiş olması gerekir. Somut olayda, şikayetçi vekilince dava dilekçesinde belirtilen, “Irak’ın yaşamakta olduğu işgal, içerisinde bulunduğu anarşi ve çatışma ( iç savaş ) ortamı”, şikayetçinin itiraz süresi içinde icra dairesine başvurmasını önleyecek nitelikte engellerdir. Hatta şikayetçinin dayandığı bu özrün niteliğinin bir mücbir sebep olarak kabulü gerekir. Bu tespit karşısında da şikayetçiyi, kendi kusuruna dayanmayan bir mani sebebiyle itiraz edememiş kabul etmek gerekir. Irak Cumhuriyeti Petrol Bakanlığı’nın tüzel kişiliği olup, itirazda hukuki yararı da bulunduğuna göre mahkemece, gecikmiş itiraza ilişkin mazeretin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 15.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.