İş Sözleşmesinin Fesih Tarihinden Sonra Düzenlenen Devamsızlık Tutanaklarına Hukuki Değer Verilemez.

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ
2011/9104 E.
2013/17364 K.
6.6.2013 T.

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti, fazla çalışma ücretiyle ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A.Günindi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : A- ) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatlarıyla izin. fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücretleri alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

B- ) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

C- ) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D- ) Temyiz:

Kararı davacı ve davalı T.C. Sağlık Bakanlığı temyiz etmiştir.

[wptab name=’Devamsızlık İle İlgili Genel Bilgileri İçeren Matbu Gerekçe Kısmı’]Content for the tab Devamsızlık İle İlgili Genel Bilgileri İçeren Matbu Gerekçe Kısmı[/wptab]

[end_wptabset]

Somut olayda davacı iş sözleşmesinin 19.3.2008 tarihinde işveren tarafından haksız olarak sona erdirildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatlarıyla diğer işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.

Davalı, işçinin 13, 20 ve 21.3.2008 tarihinde mazeret bildirmeksizin devamsızlık yapması sebebiyle iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece iş sözleşmesinin haklı sebeplerle feshedildiğinin ispat külfetinin işverene ait olduğu, davalının, davacının 13.3.2008, 20.3.2008 ve 21.3.2008 tarihlerinde mazeretsiz olarak işe gelmediğini, bundan dolayı davacıya uyarı verdiklerini, ihtara da cevap vermediğini, bunun üzerine yüklenici firmanın da davacının iş akdini 4857 Sayılı Kanunun 25/ll-g ve h maddeleri gereğince feshettiğini savunduğu, davacının, söz konusu tarihlerde işe gelmediğine dair iş yerinde düzenlenen tutanakları, 13.3.2008 tarihli devamsızlığa dair davacının savunmasını içerir yazıyı, davacının 20.3.2008 tarihinde işe geç gelip daha sonra da iş yerini terk ettiğine dair tutanağı ve fesih yazısının dosyaya sunulduğu, davacının. Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne başvuru dilekçesinde hastalığı için bir gün işe gelemediğinden işten çıkarıldığını iddia ettiği. Bölge Çalışma Müdürlüğü’nün davacı, iş yerinden devamsızlık sebebiyle çıkarılmış ise de davacının 20.3.2008 ve 21.3.2008 tarihlerinde devamsızlık yaptığını gösterir tutanakların düzenlendiği, 21.3.2008 tarihinde yazıyla mazeretlerinin sorulduğu ancak cevap beklenilmeden 19.3.2008 tarihinde işten çıkışının yapıldığı, bu sebeple feshin haksız olduğu yönünde tespitte bulunduğu, bu değerlendirmenin yersiz bulunduğu, çünkü işçinin fiili çalışmasının 19.3.2008 tarihinde sona erdiği, fesih yazısının posta alındı belgesinden görüldüğü üzere işçiye 24.3.2008 tarihinde gönderildiği, devamsızlık ve mazeret bildirmesi ihtaratının da 21.3.2008 tarihinde postaya verilerek gönderildiği, dolayısıyla ortada hiç beklemeden iş akdinin feshedildiğine dair işlemin sözkonusu olmadığı, davacının, 24.3.2008 tarihine kadar iş yerine mazeretini gösteren ibraz ettiği herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı, davacının iş yeri kayıtları içinde yer alan belgelerden anlaşıldığı üzere 13.3.2008 tarihinde icra işlemleri sebebiyle mazeretsiz olarak işe gelmediğinin görüldüğü, icra takipleri sebebiyle davacının sorunlar yaşadığının anlaşıldığı, bu tarihten bir hafta sonra da benzer sorunlar yaşaması sebebiyle devamsızlık yapmasının ihtimal dahilinde olduğu; iş akdinin 19.3.2008 tarihi itibariyle feshedilmesi yönündeki davalı işleminin bu açıdan yerinde olduğu, davacının, 2.4.2008 tarihinde Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne de başvurusu dikkate alındığında feshin 4857 Sayılı Kanunun 25/ll-g maddesi hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Mahkemenin fesih konusundaki gerekçesi, dosyadaki delil durumuna göre maddi vakıaları karşılamamaktadır.

İş sözleşmesi mahkemece de kabul edildiği üzere 19.3.2008 tarihinde feshedilmiştir. Bu tarihten sonra düzenlenen 20 ve 21.3.2008 tarihli devamsızlık tutanaklarına hukuki değer verilmesi ve icra takipleri sebebiyle davacının sorunlar yaşadığının anlaşıldığı, bu tarihten bir hafta sonra da benzer sorunlar yaşaması sebebiyle devamsızlık yapmasının ihtimal dahilinde olduğu varsayımıyla sonuca ulaşılması isabetsizdir.

Bölge Çalışma Müdürlüğü müfettişinin de yerinde olarak 20 ve 21.3.2008 tarihindeki devamsızlıklara dair mazeretlerinin sorulmasına rağmen sonucu beklenilmeden 19.3.2008 tarihinde davacı işçinin iş sözleşmesinin feshi işveren bakımından haksız fesihtir. Kanundaki ifadesiyle işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi sebebiyle işverenin haklı feshi koşulları oluşmamıştır.

Açıklanan sebeplerle iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshi sebebiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.