Kıdem Tazminatı Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

          Çalışma dünyasına adımını atmış hemen herkesin kıdem tazminatı hakkında bir fikri vardır. Kıdem tazminatı denildiğinde şuan aklınızdan geçenler ve bu yazıyı okumaya devam etmeniz de bunu gösterir. 

            Konunun ilginç yanı kıdem tazminatı kavramı herkes için yeterince tanıdık olmasına rağmen hak kazanmaya ilişkin birçok husus bilinmemekte olduğu gibi diğer yandan da doğru olmayan bilgiler doğruymuşçasına kanıksanmıştır. Bu da birçok kişinin kıdem tazminatı hakkına ulaşamamasına neden olmaktadır.

          Kıdem tazminatı, işçinin en az bir yıl süre ile çalışması ve haksız olarak işten çıkartılması veya haklı olarak işten çıkması halinde hak kazanacağı tazminat olarak akıllara gelmelidir.

            Bu nedenle, işçinin

  •            “Ben işten çıkarsam kıdem tazminatı alamam”,
  •            “İşveren beni işten çıkartırsa kıdem tazminatına alırım”

           fikirlerini mutlak doğru olarak kabul etmemesi gerekir.

          Zira bir yıllık çalışması bulunan işçi, haklı bir nedenle (örneğin ücretinin ödenmemesi, yıllık ücretli izin haklarının kullandırılmaması, fazla çalışma ücretinin ödenmemesi, bayram ve genel tatil çalışmalarına ilişkin alacaklarının ödenmemesi, emekli olması vs.) işten çıkması halinde, kıdem tazminatına hak kazanır.

       Yine bir yıllık çalışması bulunan işçinin sözleşmesi, işveren tarafından haklı bir nedenle (örneğin işçinin, işverene veya işverenin aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi; işçinin başka bir işçiye tacizde bulunması vs.) feshedilirse bu halde işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz.

          Haklı nedenler iş kanununda sınırlı olmamak üzere sayılmıştır. Uygulamada hangi durumun haklı olup olmadığı ayrı ayrı değerlendirilir ve işçinin kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı tespit edilir.

Av. Sibel Öztürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.