Mevduat Faizinin Tarafların Bildirdikleri Bankalardan Hakkın Doğum Tarihinden İtibaren Birer Yıllık Devreler Halinde Sorulması Gerekmektedir.

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ
2012/6581 E.
2012/6903 K.
9.7.2012 T.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Borçlular vekili itiraz dilekçesinde; Üsküdar 1. İş Mahkemesinin 28.04.2011 tarih 2008/1193 Esas, 2011/172 Karar sayılı ilamı ile başlatılan ilamlı takipte, takip dayanağı ilamın temyiz edildiğini, takip alacağının kıdem tazminatı alacağı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık ücretli izin alacağı, fazla mesai alacağına, genel tatil ücreti alacağına dayandığını, ilama ilişkin faiz hesabının dava konusunun ıslah edilme tarihleri dikkate alınmadan yapıldığını, banka mevduat faiz tutarı oranının yanlış uygulandığını belirterek ödeme emrinin faiz kısmına itiraz ederek ödeme emrinin bu kısım yönünden iptalini talep ve dava etmiştir.
Takibe dayanak yapılan ilamda, hükmedilen kıdem tazminatı alacağına mevduata uygulanan en yüksek banka faizinin diğer alacak kalemlerine ise yasal faiz hesaplanmasına karar verilmiştir. Aynı zamanda ihbar tazminatı, fazla mesai alacağının ve genel tatil ücreti alacağının bir kısmına ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir. HGK.nun 20.09.2006 tarih ve 12-594/534 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; kararın uygulanması gereken kısmı hüküm fıkrasıdır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; hüküm fıkrasında yer verilen mevduat faizinin tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve hakkın doğum tarihinden takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır.
Somut olayda, icra mahkemesince, taraflara uygulanmasını talep ettikleri faiz oranları ile ilgili bankaları bildirmesi imkanı sağlanmadan, bilirkişi tarafından bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize ilişkin ortalama değerler esas alınarak hesaplama yapan bilirkişi incelemesine göre sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Ayrıca ıslah tarihi takibe ekli ilamın gerekçe ve hüküm kısmından anlaşılamamakta ise de mahkemece ıslah tarihi ilgili mahkemeden sorulup belirlendikten sonra bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmesi gerekirken bilirkişinin takip talebine ekli faiz dökümü listesinde belirtilen ıslah tarihini ( 11.01.2011 tarihi ) esas alarak yaptığı hesaplama ile sonuca gidilmeside isabetsizdir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle borçlu davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. ( HMK m.297/ç ) ve İİK.nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.