Ödeme Taahhüdü Tahliye Davası

Ödeme taahhüdü tahliye davası açılmasını engellemez.

Aşağıda temerrüt nedeniyle başlatılan tahliye takibinde ödeme taahhüdü alınmasının kira sözleşmesi üzerinde etkisinin tartışıldığı bir karar söz konusudur.

Kararda, “Öte yandan ödeme emrinde 30 gün içerisinde borcun ödenmemesi halinde icra mahkemesinde tahliye davası açılabileceği ihtarı yer almaktadır. Bu ihtar sonrasında İİK.nun 269/a maddesi uyarınca İcra Mahkemesi’nde, temerrüt nedeniyle tahliye davası açılmıştır. Bu durumda geçerli bir tahliye ihtarından sonra ödeme emrinde verilen yasal 30 günlük süre içerisinde borç ödenmediğinden, davalının temerrüdünün gerçekleştiğinin kabulü gerekir.” denilmiştir.

—-

Tahliye taahhüdü sebebiyle gönderilen örnek 14 tahliye emrinde, “işbu tahliye emrinin tebliği tarihinden itibaren (15) gün içinde tahliye ve teslim etmeniz; kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair bir itirazınız varsa (7) gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeniz; müddeti içinde itiraz etmez veya kendiliğinizden tahliye etmezseniz icraen çıkarılacağınız; itirazınız kaldırılırsa İcra ve İflâs Kanununun 273 üncü maddesi gereğince zorla tahliye olunacağınız ihtar olunur.” şeklindedir.

Dolayısıyla kiracının bu tahliye emrinin kendisine tebliğinden sonra tahliyeye engel olabilmesi için kira sözleşmesinin yenilendiğine veya uzatıldığına dair bir delil sunulmadığı sürece geçerli bir tahliye taahhüdü varsa kiraya verenin tahliye talebinin kabulü gerekecektir.

8. Hukuk Dairesi         2017/603 E.  ,  2017/2651 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın Tahliyesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı tarafından 13.08.2015 tarihinde haciz ve tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi ile 2015 yılı Nisan ayı bakiye kira alacağı ile 2015 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ayları kira alacağı 157.894,22 TL’nin işlemiş faiziyle tahsili istenmiştir. Davalı borçluya ödeme emri 20.08.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı kiracının takibe itiraz etmemesi üzerine takip kesinleşmiştir. 30 günlük yasal sürede kiranın ödenmemesi üzerine davacı, davalının temerrüt nedeniyle tahliyesini istemiştir. 18.11.2015 tarihli haciz tutanağında, davalı borçlu, borcu kabul ettiğini beyan ederek ödeme taahhüdünde bulunmuştur. Mahkemece, kanuni süre içerisinde kira alacağı ödenmediğinden bahisle tahliye talep edilmiş ise de, 30.12.2015 tarihli tutanakta tarafların dava konusu kira borcunun yenilenmesi konusunda anlaşmaya vardıkları borcun yenilenmesinin borcu sona erdiren maddi hukuka ilişkin irade beyanı olduğu, yenilenen borçtan ötürü İİK’nun 269/a maddesinin tatbikinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Temerrüt gerçekleştikten sonra icra dairesinde ödeme taahhüdünde bulunulmuş olması, kiranın yenilendiği anlamına gelmez. Öte yandan ödeme emrinde 30 gün içerisinde borcun ödenmemesi halinde icra mahkemesinde tahliye davası açılabileceği ihtarı yer almaktadır. Bu ihtar sonrasında İİK.nun 269/a maddesi uyarınca İcra Mahkemesi’nde, temerrüt nedeniyle tahliye davası açılmıştır. Bu durumda geçerli bir tahliye ihtarından sonra ödeme emrinde verilen yasal 30 günlük süre içerisinde borç ödenmediğinden, davalının temerrüdünün gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Mahkemece bu nedenle davanın kabulü ile kiralanın tahliyesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 sayılı Kanunla eklenen Geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 27.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.