Taahhüt Kiralanan Teslim İlişkisi

Taahhüt Kiralanan Teslim İlişkisi şöyle olmalıdır. Kiracı, yazılı tahliye taahhüdünü kiralananın teslim alınmasından sonraki bir tarihte vermelidir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 352/1 maddesinde tahliye taahhüdünün geçerlilik şartları arasında tahliye taahhüdünün “…kiralananın teslim edilmesinden sonra…” verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Dolayısıyla yazılı tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için kira sözleşmesinin kurulması, kiralananın, kiraya veren tarafından sözleşmeye uygun bir biçimde kiracıya teslim edilmesi ve akabinde yazılı tahliye taahhüdü verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılmalıdır.

Aksi halde yasa ile  “kiralananın teslim edilmesinden sonra” şeklinde ifade edilmeden önce dahi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 04/10/1944 tarihli 1944/15,20 E. 1944/28 K. sayılı kararı uyarınca kira ilişkisi kurulmadan ya da kira ilişkisi kurulurken alınan tahliye taahhütlerinin kiracının serbest iradesine dayanmadığından geçerli olmayacağı kabul edilmekteydi. 

Tahliye taahhüdünün ve/veya kira sözleşmesinin adi yazılı şekilde düzenlenmesi halinde, bu sözleşmelerde yazılı tarihlerin gerçeğe uygun olmadığı yönünde iddialar gündeme gelmektedir. Kiracı, kira sözleşmesinin tarihinin taahhüdün geçerli olabilmesi için daha önceki bir tarih olarak yazıldığını ya da taahhüt tarihinin kira sözleşmesinden sonraki bir tarih olarak yazıldığını ifade edebilmektedir. Bu halde kiraya veren bakımından itirazın kaldırılması davası ile itirazın kaldırılması sonucunu temin edememesine neden olmaktadır. Bu konuda Karar 1, şu sayfada paylaşılmıştır. Tıklayınız!!!

Bağlantılı yazıyı okumanız taahhüt kiralanan teslim hakkında ispat konusundaki sorunların çözülmesinde yardımcı olabilecektir.

3. Hukuk Dairesi         2017/1363 E.  ,  2017/2216 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tahliye ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde, Davalının davacıya ait iş yerini 15/12/2011 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiraladığını, davalının 15/12/2011 tarihli adi yazılı tahliye taahhüdü imzalayarak taşınmazı 15/12/2012 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt ettiğini, davalının 15/12/2012 tarihinde biten kira sözleşmesine göre taşınmazı tahliye etmediği gibi kira bedellerini de ödemediğini, belirterek kira sözleşmesi gereğince birikmiş olan 6.000,00 TL kira bedeli ile dava sonuçlanıncaya kadar işleyecek olan kira bedelinin tahsili ile iş yerinden tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 2012 yılına ait kira bedelini peşin olarak ödediğini, davacı tarafın 2012 yılının kirasını aldıktan sonra kira süresinin sonunda herhangi bir bildirimde bulunmadığından yasa gereği kira müddetinin 1 yıl uzamış sayılacağını, binanın yapı kullanma ruhsatı bulunmadığını bu nedenle işyeri açma ruhsatı verilmediğini ve işyerinin Iğdır Belediyesi tarafından 21/11/2012 tarihinde yapı kullanma belgesi bulunmadığından mühürlendiğini, iş yerinin 15/06/2013 tarihine kadar kapalı (mühürlü) kaldığını, iş yerinin yaklaşık 8 ay kapalı kalmasının davacıdan kaynaklandığını, bu süreye ait kira bedelinin toplam kira bedelinden düşülmesi gerektiğini, kalan kira bedelini vermek istediğini, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Tahliye talebi yönünden davanın reddine karar verilmiş, alacak talebine ilişkin olarak olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Kiralanana ilişkin 15/12/2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. İş bu sözleşme ile yıllık kira bedeli 11.000,00 TL olarak kararlaştırılmıştır. Davacı dava dilekçesinde ödenmeyen 6.000 TL kira bedeli ile dava sonuçlanıncaya kadar işleyecek kira bedelinin tahsilini talep ettiği halde mahkemece alacak talebine yönelik olumlu olumsuz karar verilmemesi doğru değildir.
Hükmün bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1) No’lu bentte açıklanan nedenlerle tahliyeye ilişkin hükmün ONANMASINA, (2) No’lu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.