Tahliye Davası Vekalet Ücreti

Tahliye Davası Vekalet Ücreti dava nisbi harca tabi bir dava olduğu için nisbidir.

Kural; yargılama giderleri davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilmesidir.

Ancak, feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir.

Anlaşmazlık ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına,

ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.

Özellikle davanın konusuz kalması halinde vekalet ücreti davanın açılmasına sebebiyet veren aleyhine ve davadaki haklılık durumuna göre yükletileceği için davanın şartlarının gereği gibi sağlanması büyük önem arz etmektedir.

Bu konudaki diğer yazılara “Buraya Tıklayarak” ulaşabilirsiniz.

3. Hukuk Dairesi         2017/1484 E.  ,  2017/1310 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalının 01.01.2013 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davalının kiralananı 31.12.2013 tarihinde tahliye edeceğine dair 01.06.2013 düzenleme tarihli tahliye taahhüdü vermesine rağmen tahliye etmediğini, ayrıca davalı hakkında 25.04.2013 tarihinde 2013 yılı Şubat, Mart, Nisan ayı kira bedelinin ödemediğinden, yine 20.05.2013 tarihinde ödenmeyen 2013 Mayıs ayı kira bedeli için yaptığı icra takiplerinden çok sonra kira bedellerinin ödendiğini bu nedenle iki haklı ihtarın gerçekleştiğini belirterek, kiralananın tahliye taahhüdü ve iki haklı ihtar sebebiyle tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı kiralananın dava tarihi olan 24.01.2014 tarihinde boşaltılarak anahtarın…3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/8 D.İş tevdii mahalli kararına istinaden tevdi mahalline teslim edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kiralananın dava açıldıktan sonra tahliye ediliğinden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı ve davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmiş, hüküm davacı vekili tarafından yargılama giderlerine hasren temyiz edilmiştir.
1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına, kiralananın anahtarlarının 27.01.2014 tarihinde tevdi mahalline teslim edildiğine, davanın tevdi mahalli kararının davacıya tebliğinden önce açıldığının anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendi kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece ; dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı dava açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 12.11.2014 tarih 2014/10543 E. 2014/12334 K. sayılı ilamı ile “Davacı tarafından yapılan ve ihtar yerine geçen…4. İcra Müdürlüğünün 2013/2774 E. sayılı dosyasından 25.04.2013 tarihinde yapılan icra takibi ile 2013/Şubat, Mart, Nisan ayları kira bedeli talep edilmiş olup, 2 ay üst üste kira bedeli ödenmediğinden, kira bedelinin tamamı muaccel hale gelmiştir. Bu durumda davacı takip eden aylar kira bedelini de aynı takip ile isteme imkanı bulunduğu halde kira bedelini bölerek 20.05.2013 tarihinde yaptığı icra takibi ile 2013 Mayıs ayı kira bedelini istemeyeceğinden iki haklı ihtar nedeniyle dava açılmakta Bu durumda davacı, dava açmakta kısmen haklı olduğundan yargılama giderinin paylaştırılmasına ve her iki taraf da kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden her iki taraf lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde vekalet ücretinden ve yargılama giderinin tamamından davalının sorumlu tutulmasına karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.


Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda, mahkemece; dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ve davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T ne göre 7.560 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T ne göre 7.560 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. 


Kural olarak yargılama giderleri davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir.(HMK m. 326/1) Ancak, feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. (HMK 312/1)
Diğer taraftan, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesinde, HMK’nın yukarıda zikrolunan hükümlerine paralel düzenlemeye cihedine gidilmiş ve “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, taşınmazın 03.10.2012 tarihli ön inceleme duruşmasından önce tahliye edilerek davanın konusuz kaldığı anlaşılmaktadır.
O halde; somut olayda mahkemece, davanın konusuz kalan dava değeri üzerinden 1/2 oranda vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 7.560 TL davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasında yer alan “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T ne göre 7.560 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, ” ifadesinin yerine “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 6. maddesine göre 1/2 vekalet ücreti olan 3.780.TL’ nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,” ifadesinin yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi         2016/12888 E.  ,  2016/7621 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacının davasının konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ve davacı vekili için AAÜT 6. maddesi uyarınca yıllık kira bedeli üzerinden tayin ve takdir edilen 8.612,78 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine üzerine, hüküm davalı vekili tarafından yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hasren temyiz edilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331/1 maddesindeki düzenleme uyarınca davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. Anılan madde doğrultusunda davanın açıldığı tarihte haksız olduğu tespit edilen taraf yargılama giderlerini ödemekle yükümlüdür.
Türk Borçlar Kanununun 352/2. maddesi uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının kira süresinin, bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde açılması zorunludur. İki haklı ihtar nedeniyle açılan davada tahliyeye karar verilebilmesi için kiracıya bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde, bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulması gerekir. İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel teşkil etmez. Süresiz sözleşmelerde ve kira parasının yıllık ödenmesi gereken hallerde iki haklı ihtar oluşmaz.
Olayımıza gelince: Davacının davada dayandığı taraflar arasında düzenlenmiş kira sözleşmesi 28.02.2010 başlangıç tarihli ,üç yıl süreli olup kira bedelinin her ayın ilk 5 günü içinde ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı davalının 28/02/2013-28/02/2014 kira yılı içinde iki haklı ihtara neden olduğunu ileri sürmüştür. 11/10/2013 tarih 25/10/2013 tebliğ tarihli icra takibi ile 3,4,5,6,7,8,9/2013 ayları kira bedellerinin ödenmesi istenmiş, ödeme 01/11/2013 tarihinde icra dosyasına yapılmış olmakla bu ihtar haklıdır. 11/11/2013 tarihli icra takibi ile Ekim 2013 ayı kira bedelinin ödenmesi istenmiş ise de 11/10/2013 tarihinde yapılan takip sırasında Ekim ayı kira bedeli sözleşmedeki ödeme gününe muaccel olup bölünerek ayrı icra takibine konu edilemeyeceğinden bu ihtar haksızdır. 10/12/2013 tarihli icra takibinin konusunu oluşturan Kasım 2013 ayı kira bedeli ikinci takip tarih olan 11/11/2013 tarihinde, 03/01/2014 tarihli icra takibine konu edilen Aralık 2013 ayı kira bedeli de üçüncü icra takibi olan10/12/2013 tarihinde muaccel olup bölünerek ayrı icra takipleri ile istendiğinden bu ihtarlarda haksız olduğu gibi ödemelerde ihtar tebliğlerinden sonradır. Bu durumda ortada iki haklı ihtar bulunmadığından dava tarihi itibariyle davacı dava açmakta haksız olduğundan yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesi kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince vekalet ücreti takdiri gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün yargılama gideri ve vekalet üçretine hasren BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.