Tahliye Taahhüdü İcra Takibi

Tahliye taahhüdü icra takibi başlatılması halinde Örnek 14 ödeme emri gönderilmelidir. 

İcra takibinde tahliye edilecek taşınmazın adresinin bulunmaması halinde bu husus kiracı tarafından itiraz olarak ileri sürülmemesi halinde mahkemece kendiliğinden dikkate alınamaz.

(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi         2015/13230 E.  ,  2016/7104 K.
“İçtihat Metni”

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, tahliye taahhütnamesine dayalı icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir. Mahkemece taahhüdün geçersiz olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, 01.10.2012 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanarak davalı hakkında 08.10.2014 tarihinde başlattığı icra takibinde 05.11.2012 keşide ve 30.09.2014 tarihli tahliye taahhütnamesine dayanarak davalının tahliyesini istemiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine, davalı borçlu süresinde takibe itiraz etmiştir. Davacı dava dilekçesinde itirazın kaldırılması ve davalının tahliyesini talep etmiş, mahkemece; tahliye taahhütnamesinde tahliye edilecek yerin adresinin yer almadığı, bu nedenle taahhüdün geçerli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Takibe ve davaya dayanak yapılan 05.11.2012 tanzim tarihli adi nitelikli tahliye taahhütnamesi sözleşme tarihinden sonra düzenlenmiş olup taahhütname içeriğinde kiracısı olduğum taşınmaz ibaresi bulunmaktadır. Davalı kiracı itirazında taahhütnamedeki imzasını inkar etmemiş, kira ilişkisine karşı çıkmamıştır. Davalının icra takibinde tahliye edilecek taşınmazın adresinin bulunmadığına yönelik itirazının da olmadığı gözönünde bulundurularak, geçerli tahliye taahhüdüne dayanarak açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile verilen red kararı doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

6. Hukuk Dairesi         2014/10721 E.  ,  2015/392 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : Ankara(Kapatılan) 16. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/11/2013
NUMARASI : 2013/802-2013/878

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, Dairemizin 13.05.2014 gün ve 2014/4882-2014/6116 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine bu defa davalı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, tahliye taahhüdü nedeni ile yapılan takibe itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece kiralanın tahliyesine dair verilen karar, davalının temyizi üzerine Dairemizin 13/05/2014 gün ve 2014/4882 – 2014/6116 sayılı kararı ile mahkemenin davacı kiraya verenin talebi doğrultusunda itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına karar vermekle yetinmesi gerekirken, doğrudan tahliyeye karar vermesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, bozma kararı üzerine davalı vekili süresinde karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davacı, 20/08/2013 tarihinde tahliye taahhüdüne dayanarak icra takibi yapmıştır. İcra Müdürlüğünce örnek 14 tahliye emri gönderilmesi gerekirken davacı tarafından alacak isteminde bulunulmadığı halde örnek 13 ödeme emri gönderilmiştir. Davalı süresinde takibe itiraz etmiş, davacı duran takip nedeniyle itirazın kaldırılması davası açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda İİK 269/a maddesi uyarınca davalının tahliyesine karar verilmiştir. Davacı tarafından tahliye taahhüdüne dayanarak icra takibi başlatılmış olduğundan Mahkemece bu doğrultuda değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde İİK 269/a maddesi uyarınca tahliye kararı verilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle bozulması gerektiği bu sefer ki incelemeden anlaşılmakla karar düzeltme isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 13/05/2014 gün ve 2014/4882 – 2014/6116 sayılı bozma ilamının düzeltilerek yerel mahkemenin 22/11/2013 gün ve 2013/802-2013/878 sayılı kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz giderinin temyiz edene iadesine, 19.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.