Tahliye Taahhüdü Takibine İtiraz

Tahliye Taahhüdü Takibine İtiraz , icra müdürlüğüne yapılmalıdır. 

Bu halde icra müdürlüğünce itirazın süresi içerisinde sunulup sunulmadığı kontrol edilerek, takip durdurulur. Aksi yönde verilen karar, bir hakkın yerine getirilmemesi niteliğinde olup, İİK’nun 16/2. maddesi uyarınca süreye tâbi olmaksızın şikayet konusu yapılabilir. Aşağıda Karar 1 ve Karar 3 .

İcra mahkemesine yapılan itiraz sonuç doğurmaz. Aşağıda Karar 4. 

Aynı anda hem icra dairesine hem mahkemeye itirazların sunulması halinde mahkemece bu konuda icra mahkemesine başvurulma etkisiz olduğundan talebinizin reddine karar verilir. Bu nedenle gereksiz masraf yapılmış olur. Aşağıda Karar 1.

Tahliye Taahhüdü Takibine İtiraz , tahliye emrinin tebliğ tarihinden 7 gün içerisinde sunulmalıdır. 

Tahliye Tahhüdü Takibine İtiraz nedenleri aşağıdaki gibi olabilmektedir.

Tahliye taahhüdünün geçersizliği itirazı bu halde, “bu yazı“da belirtilen geçerlilik şartlarının bulunup bulunmadığı incelenir. (Bunlar yazılı olmaması, tahliye tarihinin sonradan yazılmış olması, kiralananın teslim edilmeden önce verildiği, taahhüdü verenin kiracı olmadığı, taahhüdün serbest irade ile verilmemiş olduğu ve benzeri gibidir.)

Tahliye taahhüdünde bulunan imzanın kendisine (kiracıya) ait olmadığı itirazı.

Kira sözleşmesinin yenilendiği veya uzatıldığı itirazı. Tıklayınız!!!

Tahliye takibi başlatanın kiraya veren olmadığı itirazı.

Takibin yetkili icra müdürlüğünde başlatılmadığı itirazı.

Karar 1

12. Hukuk Dairesi         2016/14132 E.  ,  2017/5759 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından yazılı kira sözleşmesi ile kiralanan taşınmazın kira süresinin bitmesi nedenine dayalı taşınmazın tahliyesi maksadıyla başlatılan icra takibinde borçluya örnek 14 nolu tahliye emrinin tebliğ edildiği, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, sair itirazlarının yanı sıra tahliye taahhüdünün dayanağını oluşturan alacaklı ile yapılmış bir kira sözleşmesinin bulunmadığını ve tahliye taahhüdünün yasaya uygun düzenlenmediğini ileri sürerek tahliyenin durdurulmasına talep ettiği, mahkemece, itirazın esası incelenerek davanın reddine karar verildiği görülmektedir.

İİK’nun 274/1. maddesinde; “İtiraz etmek isteyen kiracı itirazını tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya şifahen icra dairesine bildirir. Bu suretle itiraz tahliye takibini durdurur” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasa maddesine göre; itirazın, tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde icra dairesine bildirilmesi gerekir. Bu hüküm uyarınca borçlunun süresinde tahliye emrine itiraz etmesi halinde takibin icra müdürlüğünce durdurulması gerekir. Aksi yönde verilen karar, bir hakkın yerine getirilmemesi niteliğinde olup, İİK’nun 16/2. maddesi uyarınca süreye tâbi olmaksızın şikayet konusu yapılabilir. 


Somut olayda, tahliye emrinin 22.10.2015 tarihinde tebliği üzerine borçlunun 28.10.2015 tarihinde, yasal itiraz süresi içerisinde, tahliye emrine itirazı üzerine takibin icra müdürlüğünce 28.10.2015 tarihinde kesin olarak durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Şu hale göre borçlunun tahliye emrine karşı icra dairesine ileri sürdüğü itiraz nedenleri ile icra mahkemesine de başvurarak tahliyenin durdurulmasını talep ettiği görülmektedir. Mahkemece takibin niteliği dikkate alınarak icra dairesi yerine icra mahkemesine yapılan itiraz fuzuli olduğundan bu nedenle red kararı vermesi gerekirken itirazın esastan reddi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararın onanması gerekmiştir.


SONUÇ : Borçlunun gerekçesiz temyiz itirazının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.’nun 366. ve HUMK.’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 31,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

Karar 2 

12. Hukuk Dairesi         2016/4312 E.  ,  2016/21715 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi kiracının icra mahkemesine yaptığı başvuruda; örnek 14 tahliye emrine ve baskı altında alınan tahliye taahhüdüne itirazla takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, şikayetçinin itirazının, İİK.’nun 272. madde kapsamında ileri sürülebilecek itiraz sebeplerinden olmadığı belirtilerek, icra müdürlüğünün itirazın reddi kararının sonucu itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.


Somut olayda, alacaklı tarafından, yazılı kira sözleşmesi ile kiralanan taşınmazın kira süresinin bitmesi nedeniyle tahliyesi talebiyle ilamsız icra takibine başlandığı, borçluya örnek 14 numaralı tahliye emrinin 13.11.2015 tarihinde tebliği üzerine, borçlunun icra müdürlüğüne 18.11.2015 tarihinde verdiği itiraz dilekçesi ile, tahliye emrine konu taşınmaz ile tahliye taahhütnamesinde belirtilen taşınmazın adreslerinin farklı olduğunu ve tahliye taahhütnamesinin baskı altında alındığını ileri sürerek takibin durdurulmasını talep ettiği, icra müdürlüğünce, itiraz merciinin icra mahkemesi olduğu gerekçesiyle 20.11.2015 tarihinde talebin reddine karar verildiği görülmüştür.


İİK’nun 274/1. maddesinde; “İtiraz etmek isteyen kiracı itirazını tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya şifahen icra dairesine bildirir. Bu suretle itiraz tahliye takibini durdurur” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasa maddesine göre; itirazın, tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde icra dairesine bildirilmesi gerekir. Bu hüküm uyarınca borçlunun süresinde tahliye emrine itiraz etmesi halinde takibin icra müdürlüğünce durdurulması gerekir. Aksi yönde verilen karar, bir hakkın yerine getirilmemesi niteliğinde olup, İİK’nun 16/2. maddesi uyarınca süreye tâbi olmaksızın şikayet konusu yapılabilir.
HMK’nın 33. maddesi uyarınca hukuki tavsif hakime aittir. Hakim, bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve neticei taleplerle bağlı olup, dayandıkları kanun hükümleri ve onların tavsifleri ile bağlı değildir. Kanunları re’sen tatbik ederek iddia ve müdaafadaki neticei talepleri karara bağlamakla mükelleftir (04.06.1958 ve 15/6 İBK.).
Her ne kadar şikayetçi icra mahkemesine başvurusunda sair itirazlarının yanı sıra, takibe dayanak gösterilen tahliye taahhüdünün baskı altında alındığından geçersizliği nedeniyle takibin iptalini istemiş ise de, aslında borçlunun mahkemeye yaptığı şikayetin nedeni, temyiz dilekçesinden de anlaşılacağı üzere, İİK.’nun 274/2. maddesi gereğince icra müdürlüğüne usulüne uygun ve süresinde itirazda bulunmuş olmasına rağmen, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, itiraz merciinin icra mahkemesi olduğundan bahisle 20.11.2015 tarihinde istemin reddine karar verilmiş olmasıdır.
O halde mahkemece, şikayetçinin talebinin, icra müdürlüğünün 20.11.2015 tarihli kararına yönelik şikayet olarak değerlendirip, şikayetçinin süresinde takibe itiraz etmiş olması nedeniyle şikayetin kabulü ile icra müdürlüğünce, İİK’nun 274/1-2. maddesi uyarınca takibin durdurulması gerektiğine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

Karar 4 

12. Hukuk Dairesi         2016/3042 E.  ,  2016/15248 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, yazılı kira sözleşmesi ile kiralanan taşınmazın kira süresinin bitmesi nedeniyle tahliyesi talebiyle ilamsız icra takibine başlandığı, borçluya örnek 14 numaralı tahliye emrinin 24.06.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun, icra müdürlüğüne 26.06.2015 tarihinde verdiği dilekçe ile, tahliye emrine konu olan yazılı kira kontratı ile tahliye taahhütnamesindeki imzanın kendisine ait olmadığını, bu nedenle takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiğini, fakat icra müdürlüğü tarafından talebinin, icra dairesinin yetkisiz olduğu gerekçesiyle 30.06.2015 tarihinde reddedildiğini, ret kararını 28.07.2015 tarihinde öğrendiğini ileri sürerek icra müdürlüğü ret kararının iptaline, süresi içinde yaptığı imzaya itiraz talebinin kabulüne karar verilmesi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 274/1. maddesinde; “İtiraz etmek isteyen kiracı itirazını tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya şifahen icra dairesine bildirir. Bu suretle itiraz tahliye takibini durdurur” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasa maddesine göre itirazın, tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde icra dairesine bildirilmesi gerekir. Bu hüküm uyarınca borçlunun süresinde tahliye emrine itiraz etmesi halinde takibin icra müdürlüğünce durdurulması gerekir. Aksi yönde verilen karar, bir hakkın yerine getirilmemesi niteliğinde olup, İİK’nun 16/2. maddesi uyarınca süreye tâbi olmaksızın şikayet konusu yapılabilir.
Somut olayda, borçlunun 26.06.2015 tarihli dilekçe ile icra müdürlüğüne yaptığı başvuruda; takip dayanağı 26.02.2015 tarihli kira sözleşmesi ve 30.05.2015 tarihli tahliye taahhütnamesi ile altındaki imzaya süresi içinde itiraz ettiği anlaşılmıştır. Takibin şekline göre borçlu tarafından yasal süresi içerisinde icra dairesine itirazda bulunulduğundan, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmesi zorunludur. Borçlunun inkar ettiği imzanın kendisine ait olup olmadığı, alacaklı tarafın İİK’nun 275. maddesine göre icra mahkemesinde itirazın kaldırılması isteminde bulunması üzerine incelenecek bir husus olup, İcra ve İflas Kanunu icra müdürüne böyle bir yetki vermemiştir. 
O halde mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

12. Hukuk Dairesi         2015/22537 E.  ,  2015/32557 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi… tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklılar tarafından yazılı kira sözleşmesi ile kiralanan taşınmazın kira süresinin bitmesi nedeniyle tahliyesi talebiyle ilamsız icra takibine başlanıldığı, borçluya örnek 14 numaralı tahliye emrinin tebliğ edildiği, borçlunun sair itirazları ile birlikte geçerli bir tahliye taahhütnamesi olmadığından bahisle İİK’nun 272 ve devamı maddelerine göre tahliye emri gönderilemeyeceğini ileri sürerek takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu itiraz niteliğinde olup, İİK’nun 274. maddesine göre itirazın, tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde icra dairesine bildirilmesi gerekir. Borçlunun itirazı, icra dairesine yasal sürede itiraz edilmesi ve alacaklılar tarafından da itirazın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurulması halinde, mahkemece incelenir. Şikayet yoluyla icra mahkemesinden takibin iptali istenemez.
O halde mahkemece, borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvurunun hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle istemin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklıların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.