Takibin Kesinleşmesinden Sonraki Dönemde Borcun Zamanaşımına Uğradığına Yönelik İtiraz Herhangi Bir Süreye Tabii Değildir.

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ
2012/6130 E.
2012/22540 K.
26.6.2012 T.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Nezihe Deniz Etral tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü :

KARAR : Alacaklı vekili tarafından borçlu hakkında 30.7.2008 ve 31.7.2008 keşide tarihli iki adet çeke dayalı olarak 20.8.2008 tarihinde genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine geçilmiş ve örnek 7 numaralı ödeme emri borçluya tebliğ edilmiştir. Borçlu vekili 23.12.2011 tarihinde İcra Mahkemesine başvurarak, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının gerçekleştiğini ileri sürmüştür.

T.T.K.’nun 726. maddesine göre, hamilin, cirantalarla keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat hakları ibraz müddetinin bitiminden itibaren 6 ay geçmekle zamanaşımına uğrar. Takip dayanağı çek, T.T.K.nun 662. maddesindeki unsurları taşıyan kambiyo senedi niteliğindedir. Alacaklının kambiyo senedi vasfındaki bu çeke dayanarak genel haciz yoluyla takip yapması, zamanaşımıyla ilgili T.T.K.nun 726. maddesini bertaraf edemez. Bir başka anlatımla, takip genel haciz yoluyla yapılsa bile çek için uygulanacak zamanaşımı süresi ( 6 ) aydır.

Borçlunun icra mahkemesine başvurusu takibin kesinleşmesinden sonraki döneme dair olup, takipten önceki döneme dair bir zamanaşımı itirazı yoktur. Kaldı ki, takibin kesinleşmesinden önceki döneme dair zamanaşımı itirazının takibin şekline göre İ.İ.K.nun 62. maddesi kapsamında yasal süresi içerisinde icra müdürlüğüne yapılması gerekir. Borçlunun yasal 7 günlük süre içerisinde icra dairesine itiraz etmediği ve takibin bu haliyle kesinleştiği görülmüştür.

İ.İ.K.nun 71/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken aynı Kanunun 33/a-1. maddesi gereğince, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun zamanaşımına uğradığına yönelik itiraz herhangi bir süreye tabi olmayıp iddianın yerinde olduğunun belirlenmesi halinde icranın geri bırakılmasına karar verilir.

O halde mahkemece, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin yukarıda bahsedilen kurallar çerçevesinde değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K.366. ve H.U.M.K.nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.