Terk Sebebiyle Boşanma Davası Hakkında Herşey

11.04.2015

ayri-yasama-nedeniyle-anlasmali-bosanma-davasi-nasil-acilir-anlasmalibosanmadavasi

Terk sebebiyle boşanma davası gerek davacı gerek davalı eş için kusur, tazminatlar ve nafaka açısından diğer boşanma davalarına göre özellikli sonuçlar doğurabilmektedir.

Terk sebebiyle boşanma davası açmak ve bu davaya muhatap olmak kimi kişisel ve mali haklar üzerinde, tabiri caiz ise ateşle oynamaya benzer bu nedenle çok dikkatli olunmalıdır.

Terk nedir ?

Terk, eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğer eşten ayrılması veya haklı bir sebebi bulunmamasına rağmen ortak konuta dönmemesi şeklinde olabileceği gibi eşin ortak konutu terk etmeye zorlanması veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesinin engellenmesi şeklinde olabilir. İlk ihtimalde ayrılan eş, terk eden eş iken; ikinci ihtimalde ayrılmaya zorlayan eş, terk eden eştir.

Dava açma hakkı hangi eşe tanınmıştır ?

Terk sebebiyle boşanma davası açma hakkı “terk edilen eşe” aittir. Yukarıda ifade edildiği gibi terke zorlama halinde, terke zorlayan eş terk etmiş sayıldığı için onun dava hakkı yoktur.

Bu husus, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 04.11.2009 tarihli kararı ile tartışılmıştır  okumanızı tavsiye ederim.

Dava açmak için ihtar şart mıdır ?

Terk sebebiyle boşanma davası açılabilmesinin ön koşulu, yasanın aradığı koşullara uygun ihtar isteğinde bulunulmasıdır. Çünkü terk sebebiyle boşanma talebi ile karşılaşan mahkeme önce ihtar kararını değerlendirecektir. İhtar kararı yasaya uygun ve geçerli değilse diğer koşulları incelemeden sadece bu nedenle davayı reddedecek ve ihtar kararı yasaya uygun ise davanın esasını incelemeye geçebilecektir.

İhtar, terk sebebiyle boşanma davasının omurgası olarak değerlendirilmelidir. İhtar kararın biçimsel koşulları ve esasa ilişkin unsurları taşıdığından emin olunmalıdır.

İhtar isteği ve kararı nasıl olmalıdır ?

İhtar isteğinin ve kararının hukuki sonuçlarını doğurabilmesi için aşağıdaki unsurları içermesi gereklidir.

a- eşin terk eyleminin üzerinden en az dört ay geçmiş olması, (Yargıtay kararı davanın açılmamış sayılması kararından sonra terk ve önceki red kararının kesinleşmesi hk.)

b- davet edilen evin açık -ayrıntılı- adresi gösterilmeli, ev dönülmeye müsait olmalı, (Yargıtay kararı için tıklayınız.

c- davet eden eş evde bulunmayacaksa evin anahtarının bulunduğu yer belirtilmeli,

d- davet edilenin yol ve konaklama gideri ödemeli olarak gönderilmeli, (Yargıtay kararı için tıklayınız)

e- davete iki ay içinde uyulması gerektiği, aksi halde diğer eşin terk sebebiyle boşanma davası açabileceğini (Yargıtay kararı için tıklayınız.) açıklamalıdır.

İhtar isteğinde bulunulması ne anlama gelir ?

İhtar isteğinde bulunan eşin, ihtar tarihinden  önceki olayları affettiği veya en azından hoşgörü ile karşıladığı anlamına gelir. Bu çok önemlidir. Çünkü affedilen ve hoşgörüyle karşılanan olaylardan dolayı artık terk eden eş kusurlu sayılamaz.

Terk ihtarının tebliğinden itibaren 2 aylık süre içerisinde eşin dönmemesi halinde terk davası açılacaktır. Terk davası süreci nasıl işleyecektir? 

Mahkeme önce ihtar kararının kanuna uygun ve geçerli olup olmadığını araştıracaktır. İhtar kararı yasaya uygun ve geçerli değil ise salt bu nedenle davanın reddine karar verecektir.
İhtar kararının kanuna uygun olması halinde ise, davanın esası hakkında incelemeye geçilecek ve bu defa davacının ihtar isteğinde samimi olup olmadığı ve davalının da ortak konuta dönmemekte haklı olup olmadığı araştırılacaktır.

Davacının isteğinin samimi olmaması halinde davası bu nedenle reddedilecektir.451669-3-4-0aaa1(Yargıtay karar hk. Başkası ile yaşayan eş )

Davacının isteğinin samimi olmadığına dair bir bilgi, belge ve beyan bulunmaması halinde bu defa terk eden eşin dönmemekte haklı olup olmadığı araştırılacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken husus terk etmekte haklı olunmasının yeterli olmadığı, dönmemekte haklı olunması gerektiğidir. Dönmemekte haklı olduğunu davalı ispatlamalıdır.

Buna ilişkin Yargıtay’ın terk eden eşi dönmemekte haklı bulduğu bazı kararları şunlardır; anne/baba ile birlikte yaşama, davacının eşini dövmesi nedeniyle ceza davası bulunması, darp nedeniyle soruşturmanın devam etmesi, konutun hastaneye uzak olması, terk eden eşin yaklaşmama konusunda tedbir almış olması, terk ihtarı öncesi terk eden eşin dava açması, terk eden eşin ayrı yaşamakta haklı olduğu başka bir mahkeme kararı ile belirlenmesi, boşanma davasının müracaata kalması ile açılmamış sayılmasına karar verildiği süre içerisinde bulunulması vs.

Yargıtay’ın terk eden eşi dönmemekte haklı bulmadığı bazı kararları şunlardır; haklı olduğunu ispatlayamaması, aynı binanın başka bir dairesinde davacının kardeşinin oturmasının davet edilen evin manevi bağımsızlığını ortadan kaldırmadığı

Yukarıda anlatıldığı gibi mahkeme terk sebebiyle boşanma davası açıldığında yukarıdaki süreci işletmeli, ihtar kararının yasaya uygun olduğunu değerlendirmeli; uygun ise , davalının “davacının samimi olmadığını” ve “eve dönmemekte haklı olduğunu” ispatlayamaması halinde boşanma kararı vermelidir.

Davalının davayı kabul etmesi hukuki sonuç doğurmaz, mahkemece terk sebebiyle boşanmadaki prosedür yine işletilir. Zira bu bir anlaşmalı boşanma davası değildir; ancak dava ıslahla anlaşmalı boşanma davasına dönüştürülebilir. (Bu konuda Yargıtay kararı için tıklayınız.) (Anlaşmalı boşanma davası ile ilgili herşey adlı makalemi okuyabilirsiniz.)

Terk sebebiyle dava açan eş maddi, manevi tazminat veya yoksulluk nafakası talep edebilir mi?

Terk sebebi, zina gibi değildir. Diğer eşin kişilik haklarının ağır bir biçimde zedelenmesine neden olmaz. Eğer terk edilen eşin terk dışında başka bir nedeni var ise hakaret, şiddet vs. onlara dayanarak tazminat talep edebilecek olmasına rimages (2)ağmen sadece terk edilmiş olmak manevi tazminat gerektirmez. (Yargıtay kararı için tıklayınız.)

Ayrıca terk ihtarı gönderen eş, terk ihtarı tarihinden önceki hadiseler dolayısıyla eşini affetmiş en azından hoşgörmüş sayılır, affedilen ve hoşgörüyle karşılanan olaylardan dolayı artık terk eden eş kusurlu sayılamaz. Kusurlu olmayan eş aleyhine maddi ve manevi tazminata, yoksulluk nafakasına hükmedilemez.

Terk sebebiyle dava açan eş dilekçesinde terk sebebiyle boşanma davası reddedilir ise şiddetli geçimsizlik veya zina gibi başka bir sebeple boşanmasına karar verilmesini istemeli midir?

Boşanma davasında, davacı bir ya da birden fazla boşanma sebebine dayanabilir. (Yargıtay kararı için tıklayınız.)

Ancak terk sebebiyle boşanma davasında bu durum özellik taşımaktadır. Zira yukarıda açıklandığı gibi terk ihtarı göndermek diğer eşin davranışlarını hoşgörmek anlamına gelindiği için terk eden eş, ihtar kararı tarihinden öncesine dair davranışlarında kusurlu sayılmayacaktır. Bu nedenle şiddetli geçimsizlik davası veya zina gibi diğer sebeplere dayanılmış olsa da o sebeplerle de dava reddedilecektir. (Yargıtay kararları, birinci karar ve ikinci karar)

Terk sebebiyle boşanma davasının kabulü halinde terk eden eş lehine maddi, manevi tazminat veya yoksulluk nafakasına hükmedilir mi?

Terk sebebiyle boşanma davasının kabulü halinde terk eden eş tam kusurlu sayılır. Tam kusurlu eş yararına maddi, manevi tazminata ve yoksulluk nafakasına hükmedilemez.(Yargıtay kararları,  birinci karar ve ikinci karar)

Terk sebebiyle boşanma davasında, karşı dava açılmalı mıdır ?

Terk eden eş, terk ihtarından önce dava açmış ise konuta dönmemekte haklıdır. Zaten ilk davayı kendisi açmış olmaktadır açacağı dava karşı dava da olmayacaktır.

Terk ihtarının kendisine tebliğinden sonra dava açması ise iki şekilde değerlendirilmektedir. Eğer terk eden eş konuta dönmemekte haklı ise dava açmalıdır (Yargıtay kararları, birinci karar ve ikinci karar) ; aksi halde terk ihtarından sonra dava açılmasının amacı boşanma davasının açılması yoluyla eve dönmeme konusunda haklı neden yaratmak şeklinde düşünüleceği için dürüstlük kuralına aykırı addedilecek ve açılan bu karşı dava terk davasının kabul edilmesini engellemeyecek ve reddedilecektir.(Yargıtay kararı için tıklayınız.)

Terk sebebiyle boşanma davasının kabulü halinde terk edilen eş lehine maddi, manevi tazminat ve yoksulluk nafakasına hükmedilir mi?

Her ne kadar terk sebebiyle boşanma davası kabul edilse ve terk eden tam kusurlu sayılsa dahi terk edilen eş ihtar göndermek ile eşini affetmiş sayıldığından tazminat ve nafaka talebinde bulunamayacaktır.

Bu nedenle büyük manevî zararları bulunan kişilerin, terk sebebine dayanarak boşanma davası açmak yerine ve özellikle ihtar da göndermeksizin, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebini veya başka bir boşanma sebebini tercih etmeleri, manevî tazminat alabilmeleri için önemlidir.

Av. Sibel Öztürk

“Anlaşmalı boşanma davası hakkında herşey” adlı makale için tıklayınız.

Zina sebebiyle boşanma davasında karşılaşılabilecek tüm hususlara dair Zina Nedir – Boşanma Sebebi Zina  makalesini okuyunuz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.