Vade Tarihi Kısmında Düzeltme Olmasına Rağmen Paraf Yok İse ve Vade Tarihi Düzenleme Tarihinden Önceki Bir Tarihi Taşımakta İse Senet Kambiyo Vasfında Değildir.

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ
2012/7435 E.
2012/12810 K.
17.4.2012 T.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü :

KARAR : Alacaklı vekili tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatılmış, borçlu, takip dayanağı senedin vade tarihinde tahrifat yapıldığını, tahrifatsız haline göre vade tarihinin keşide tarihinden önce olduğunu, dolayısıyla senedin kambiyo vasfında olmadığını ileri sürerek takibin iptalini istemiştir.

T.T.K.nun 690. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken aynı kanunun 615. maddesinde: “Bir poliçe, görüldüğünde, görüldüğünden muayyen bir müddet sonra, keşide gününden muayyen bir müddet sonra, muayyen bir günde ödenmek üzere keşide olunabilir. Vadesi başka şekilde yazılan veya birbirini takip eden vadeleri gösteren poliçeler batıldır...” düzenlemesi yer almaktadır.

Somut olayda, takip dayanağı senette rakamla vade kısmına “30.01.2011” tarihinin yazıldığı, 2011 yılının son rakamı olarak görünen “1” rakamının altında “0” rakamının yer aldığı, böylece bononun vade kısmının yıl hanesinde düzeltmenin olduğu, ancak keşideci tarafından atılmış herhangi bir parafın bulunmadığı, bononun tanzim tarihinin 23.11.2010 olup, vadenin düzeltilmemiş haliyle tanzim tarihinden önceki bir tarihi ( 30.01.2010 tarihini ) taşıdığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlığın bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda. T.T.K.nun 690. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken, T.T.K.nun 615. maddesine göre, bonoda paraflanmayan düzeltmeler tahrifat niteliğinde olup, yapılmamış sayılacağından, dolayısıyla bu haliyle senedin vade tarihinin tanzim tarihinden önceki bir tarih olması sebebiyle bono niteliğinde ( kambiyo senedi vasfında ) olmadığı anlaşılmaktadır.

O halde İ.İ.K.nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K.nun 366 ve H.U.M.K.nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 17.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.