Yazılı Tahliye Taahhüdü

Yazılı tahliye taahhüdü hakkında,

Öncelikle yazılı tahliye taahhüdü istinaden kira sözleşmesinin feshine ilişkin tüm hususlara ilişkin bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Tıklayınız !!!

Yazılı tahliye taahhüdünün adi yazılı şekilde yapılması yeterlidir.

Noterde düzenlettirilmesi veya onaylattırılması şartı aranmamaktadır.

Ancak noterde düzenlettirmek veya onaylattırmak  kiralayana ispat kolaylığı sağlayacaktır. Bu nedenle tahliye taahhüdünün en azından noter onaylı olmasını tavsiye ederim.

Çünkü bu halde kiracı, tahliye taahhüdünde yer alan imzasını inkar edemeyecek ve  tahliyeyi de bu sebeple geciktiremeyecektir.

Bunun yanında duruşma sırasında verilen tahliye taahhüdü veya icra tutanakları ile verilen tahliye taahhüdü de yine kiraya verenin kabulü ile geçerli yazılı şekilde kabul edilmektedir.

Geçerli bir tahliye taahhüdünün varlığı için taraflar arasındaki kira sözleşmesinin de yazılı şekilde yapılması zorunlu değildir. Ancak kira sözleşmesinin de en azından noterden onaylı yapılması, kiraya verenin, kiracının ve kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin belirli olması açısından önemlidir. Aşağıda Karar 1’de paylaşılan yargıtay kararını okuduğunuzda bu husus daha da netleşecektir. Ayrıca kira sözleşmesi ile tahliye taahhüdü aynı tarihte olamaması yasa maddesi gereğidir.

Tahliye taahhüdü resmi şekilde yapılmış ya da adi yazılı şekilde yapılmış tahliye taahhüdündeki imza inkar edilmemiş ise kiraya veren İİK’nın 275/2 maddesi gereğince icra hukuk mahkemesinde itirazın kaldırılmasını talep edebilecektir.

Buna karşılık kiracı tarafından adi tahliye taahhüdündeki imza inkar edilmiş veya tahliye taahhüdündeki tarihe açıkça itiraz etmiş ise kiraya veren tarafından ancak sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açılabilecektir. Sulh hukuk mahkemesinde görülecek bu dava, kiraya veren lehine ilerleyecektir. Ayrıntılı bilgi için tıklayınız !!!

 

Karar 1

8. Hukuk Dairesi         2017/392 E.  ,  2017/818 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın Tahliyesi (İcra)

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı kiralayan tarafından, davalı kiracı hakkında tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılmış olan icra takibi nedeniyle düzenlenen tahliye emrine davalı kiracının yasal süresinde itiraz etmesi üzerine, davacı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 08.05.2015 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile, 08.06.2013 tanzim ve 01.05.2015 tahliye tarihli adi yazılı belgeye dayanarak taşınmazın tahliyesini istemiştir. Davalı kiracı, süresi içinde yapmış olduğu itirazında, kira sözleşmesinin aslında tahliye taahhütnamesi ile aynı gün yapıldığını, ancak tahliye taahhütnamesini geçerli kılmak için baskı ile kira sözleşmesinin tarihinin daha önceki bir tarih olarak gösterildiğini belirterek, tahliye taahhüdündeki tarihe açıkça itiraz etmiştir. 
İcra takibine dayanak oluşturan tahliye taahhüdü, noterlikçe tanzim veya tasdik edilmiş değildir. İİK.nun 275.maddesi ve 04.12.1957 tarih, 11/26 sayılı İBK gereğince alacaklı, imzası ikrar olunsa bile tarihi inkar edilen tahliye taahhüdüne dayalı olarak itirazın kaldırılmasını isteyemeyeceğinden uyuşmazlığın halli yargılamayı gerektirir. Somut olayda, davalı kiracı tanzim tarihine karşı çıkmış olmakla, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gözetilerek itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 30.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Karar 2

8. Hukuk Dairesi         2017/1527 E.  ,  2017/3974 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacının, tahliye taahhüdüne dayalı olarak yaptığı takibe, davalı taahhütnamenin kira sözleşmesi ile birlikte imzalandığını belirterek itiraz etmiştir.

Davalı borçlunun itirazı, tahliye taahhüdünün “tarihine” itiraz niteliğindedir. 04/12/1957 tarih 11/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve İ.İ.K 275. maddesine göre tahliye talebi noterlikçe resen tanzim veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir mukaveleye müstenit olup da kiracı, kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösteremezse itiraz kaldırılır. Aksi takdirde itirazın kaldırılması talebi reddolunur. İtirazın kaldırılması üzerine tahliye ve teslim icra edildikten veya kaldırılma talebi reddolunduktan sonra kiracının veya kiralayanın genel hükümlere göre mahkemeye müracaat hakları bulunmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca ONANMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 21.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar 3 

 

6. Hukuk Dairesi         2015/5291 E.  ,  2015/5454 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı kiraya veren tarafından davalı kiracı hakkında tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılan icra takibine, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine davacı kiraya veren icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 31.10.2014 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile 18.02.2014 tanzim ve 18.10.2014 tahliye tarihli adi yazılı belgeye dayanarak taşınmazın tahliyesini istemiştir. Davalı kiracı süresi içinde yapmış olduğu itirazında, taahhüdün tarih kısmının boş olarak kiralayana verildiğini daha sonra tarih eklenerek takibe konu edildiğini belirterek, tahliye taahhüdündeki tarihe açıkça itiraz ettiğini belirtmiştir. 
İcra takibine dayanak oluşturan tahliye taahhüdü noterlikçe tanzim veya tasdik edilmiş değildir. İİK.nun 275.maddesi ve 04.12.1957 tarih, 11/26 sayılı İBK gereğince alacaklı, imzası ikrar olunsa bile tarihi inkar edilen tahliye taahhüdüne dayalı olarak itirazın kaldırılmasını isteyemeyeceğinden uyuşmazlığın halli yargılamayı gerektirir. Somut olayda davalı kiracı tanzim tarihine karşı çıkmış olmakla uyuşmazlığın yargılamayı gerektiği gözetilerek itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.