Yersiz Ödenen 65 Yaş Üstü Aylığı ve Engelli Maaşı Nedeniyle Borçlu Bulunan Kişilerin Borçları Affediliyor

10.08.2014

Daha önce 17.04.2008 ve 13.11.2011 tarihli yasalar ile yersiz ve fazla ödenen 65 yaş aylıklarının ve engelli maaşlarının geri ödenmesinden vazgeçilmişti.

Bu defa TBMM gündeminde bulunan torba kanun tasarısının 06.08.2014 tarihli birleşiminde, tasarının 85. maddesi ile düzenlenmiş aşağıdaki madde kabul edilerek borçların silineceği öngörüldü.

Torba yasanın yürürlüğe girmesi ile 2022’ye aşağıdaki madde eklenecektir. 

MADDE 85- 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 4- Bu Kanun kapsamındaki kişilere bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yersiz ödenen ve geri alınması gereken aylıklar ile bunlardan doğan ceza ve faizler terkin edilmiştir. İlgililer hakkında herhangi bir adli, idari ve icrai takibat yapılmaz. Yersiz ödemeler kapsamında maddenin yürürlüğe girmesinden önce idare tarafından yapılan tahsilatlar, ilgililerine iade edilmez.”

TBMM genel kurul görüşmeleri sırasında bu maddede değişiklik yapılmasını öngören, 3 önerge okutuldu. Aşağıda önerge metinleri ve önerge ile yapılan konuşmaları bulabilirsiniz. Önergelerin tümü maddenin yürürlüğe girmesinden önce yapılan tahsilatların iadesi edilmesi istemi ile verilmişti; ancak hiç biri kabul görmedi. 

Böylece torba kanunun yürürlüğünden önce yapılan tahsilatlar iade edilmeyecek ancak yürürlük tarihinden itibaren geri ödeme borcu bulunanların borçları, ceza ve faizleri ile birlikte silinecektir.

Av. Sibel Öztürk

Yaşlı

Bu maddeye ilişkin üç önerge TBMM Genel Kurulunda okunmuştur.

– 1 –

İdris Baluken,  Nazmi Gür, Erol Dora, Hasip Kaplan, Pervin Buldan tarafından aşağıdaki önerge verilmiştir.

Görüşülmekte olan 639 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna geçici madde eklemeyi öngören 85’inci maddesinde geçen “iade edilmez” ibaresinin “iade edilir” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz

Önerge ile ilgili Erol Dora konuşmuştur.

EROL DORA (Mardin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 639 sıra sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 85’inci maddesi üzerine Halkların Demokratik Partisi adına söz almış bulunuyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.Tasarının bu maddesiyle 2022 sıra sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’a geçici bir madde eklenmesi öngörülmektedir. Kanuna eklenecek geçici maddeye göre, bu kanun kapsamındaki kişilere, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yersiz ödenen ve geri alınması gereken aylıklar ile bunlardan doğan ceza ve faizler terkin edilmiştir. İlgililer hakkında herhangi bir adli, idari ve icrai takibat yapılmaz. Yersiz ödemeler kapsamında, maddenin yürürlüğe girmesinden önce idare tarafından yapılan tahsilatlar ilgililerine iade edilmez.Değerli milletvekilleri, 2022 sayılı Kanun kapsamında, gerek 65 yaşını doldurmuş muhtaç yurttaşlarımıza ve gerekse engelli bireylere bağlanan aylıkların AK PARTİ hükûmetleri döneminde daha kapsamlı ele alındığı bir gerçekliktir. 2022 aylıklarından faydalanan vatandaş sayısı da son on yılda gözle görülür bir artış sergilemiştir. Diğer taraftan, 2022 aylıkları henüz yeterli seviyelere ulaşamamıştır, öyle ki 2022 aylığıyla başka geliri olmayan bir vatandaşın hayatını idame ettirmesi mümkün değildir. 2022 aylığının hak sahibine bağlanması süreci de vatandaş açısından çok uzun ve zahmetli olmaktadır. Gerek 2022 aylığı ve gerekse benzer diğer sosyal yardımlar sosyal devlet ilkesinin önemli bir gereğidir ancak ne yazık ki AK PARTİ Hükûmeti, her seçim döneminde, birçok konuda olduğu gibi mağdur vatandaşlarımıza bağlanan bu maaşlar konusunda da popülist yaklaşımlar içerisine girmektedir.Değerli milletvekilleri, tasarının bazı maddelerinde, bildiğimiz gibi, kamu alacaklarının faizleriyle ilgili düzenlemeye gidilmekte ve vatandaşın kamu kurumlarına olan borçları yapılandırılarak bir ödeme kolaylığı sağlanmaktadır ancak bu maddeyle yapılmaya çalışılan oldukça farklı bir durumdur. Yapılması öngörülen düzenlemeyle, 2022 sayılı Kanun kapsamında yersiz yani usulsüz ödenmiş, daha açık bir ifadeyle bu aylıkları hak etmeyen kişilere ödenmiş paraların geri tahsilinden vazgeçilmektedir. Hükûmetin popülist yaklaşımıyla gerçekleştirmek istediği bu uygulama son derece büyük haksızlıklara yol açmaktadır.Değerli milletvekilleri, kamuya ait bir parayı, aslında o parayı almaya hak kazanmamış kişilere ödeyip sonrasında da bu paraları geri almaktan vazgeçmek ne hukuk devletiyle ne de sosyal devlet ilkesiyle bağdaşır bir durum değildir. Bu uygulama, 2022 aylığına başvurup hak etmediği hâlde -sırf seçim öncesi vatandaşa hoş görünmek için- usulsüz maaşlar bağlanan ve bu maddeyle de haksız yere maaş bağlanan bu kişilerin ve maaşları bağlayan kamu personelinin aklanmasının yolunu açmaya yöneliktir.Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hükûmetler kamunun parasını siyasi menfaatleri gereği usulsüz harcayıp sonra da bunun üzerini örtme hakkına sahip değildir. Usulsüz ödendiği hâlde geri tahsil edilmeyen ve usulsüz ödemeyi gerçekleştiren kamu personeline de herhangi bir yaptırım getirmediği gibi, bu haksız ve hukuksuz uygulamayı ödüllendiren anlayış kabul edilemez. Hükûmet, engelli ve yaşlı mağdur vatandaşlarımızın hak ettiği paraları hak etmeyenlere aktarma ve sonra da bu usulsüzlüğü torba yasalara sıkıştırılmış maddelerle affedemez. Bu haksız uygulama inançlar açısından da kul hakkıdır ve günahtır; hukuk devleti ve sosyal devlet ilkeleri açısından da sosyal adaletsizliktir ve hukuksuzluktur.

– 2 –

Rahmi Aşkın Türeli, Ali Serindağ, Vahap Seçer, Fatma Nur Serter, Haluk Eyidoğan, Haydar Akar, Ayşe Nedret Akova tarafından aşağıdaki önerge verilmiştir.

GEÇİCİ MADDE 4- Bu Kanun kapsamındaki kişilere bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yersiz ödenen ve geri alınması gereken aylıklar ile bunlardan doğan ceza ve faizler terkin edilmiştir. İlgililer hakkında herhangi bir adli, idari ve icrai takibat yapılmaz. Yersiz ödemeler kapsamında maddenin yürürlüğe girmesinden önce idare tarafından yapılan tahsilatlar, ilgililerine iade edilir.

Önerge ile ilgili Ayşe Nedret Akova konuşmuştur.

AYŞE NEDRET AKOVA (Balıkesir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 639 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 85’inci maddesi üzerinde konuşmak üzere söz almış bulunuyorum.Hükûmet tarafından 30 Mayısta Türkiye Büyük Millet Meclisine görüşülmek üzere sevk edilen ve 13 Mayısta elim bir kaza sonucunda -hakikaten bir felaketle karşılaştık, bu felaketin sonucunda- 301 maden işçimizin şehit edilmesi neticesinde maden ocaklarının iyileştirilmesi, şartlarının, yaşam koşullarının, işçilerin haklarının iyileştirilmesi için bir yasa teklifi sunuldu. Bu yasa tasarısı 61 madde olarak sunuldu -çok iyi niyetlerle sunulduğuna inanıyorum- ancak Plan Bütçe Alt Komisyonunda 106 maddeye, bilahare Plan Bütçe Üst Komisyonunda da 148 artı 1 geçici madde ilavesiyle 149 maddeye çıktı. Yine, Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmaları sırasında da madde ilaveleri yapılarak devam edildiğini görmekteyiz.Şimdi, bu torba yasa tasarısı bana Edip Cansever’in bir şiirini hatırlattı. Şiir uzun ancak bir dörtlüğünü okumak istiyorum çünkü onun bu torba yasa tasarısının ne hâle geldiğini kısaca bize anlattığını düşünüyorum. “Adam masaya anahtarlarını koydu/Bakır kâseye çiçekleri koydu/Sütünü, yumurtasını koydu/Pencereden gelen ışığı koydu/Bisiklet sesini, çıkrık sesini/Ekmeğin, havanın yumuşaklığını koydu/Adam masaya aklında olup bitenleri koydu…/Masa da masaymış ha/ Bana mısın demedi bu kadar yüke/Bir iki sallandı, durdu/Adam ha babam koyuyordu.”Saygıdeğer milletvekilleri, torba kanun tasarısı 3 Haziran 2014 tarihinde Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmeye başlanırken maden işçilerimizin çalışma koşulları ve hakları için verilen önergelerimiz reddedilmiştir. Madenciler için çıkılan yolun istikameti değiştirilmiş, şu an içinde hukuku ihlal eden hükümlerin de olduğu anlaşılmaz bir metin olmuştur. Doğal olarak maden işçilerimiz tepkilidir, üstelik iktidar kamuoyunu torba yasa ile oyalayarak gündemdeki çok önemli gelişmeler de es geçilmeye çalışılmaktadır.Toplumun her kesimi torbadan kendi yararına bir şey çıkacak diye beklerken içinde bulunduğumuz Orta Doğu bölgesi kan ağlamaya devam etmektedir. Türk vatandaşları esirdir, kendilerinden haber alınamamaktadır, bu konudaki haberler de sansürlü ve yanlıdır. Kanun tasarısının tali komisyonlarda görüşülmemesi, sadece Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesi yasama faaliyetinin ciddiyetiyle de bağdaşmaz.Kanun tasarısı, niteliği itibarıyla 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliğiyle anayasal kurum hâline gelen Ekonomik ve Sosyal Konseye sunulmamış, sivil toplum örgütlerinin, sendikaların görüşleri alınmamış ve bu konuda bu görüşler alınmadan Plan ve Bütçe Komisyonuna getirilmiştir, Türkiye Büyük Millet Meclisine getirilmiştir. Bizler “Soma tasarısı” olarak adlandırılan bu tasarının taşeron sorununa çare olmasını ve Soma faciasının yaralarının sarılmasını beklerken emeğin sömürüldüğü bir sistem olan taşeronluğun da korunmaya devam edildiğini görüyoruz. Maalesef kamuoyunda ciddi beklentilerin yaratıldığı bu yasa tasarısı üzerinde taşeronlaşmaya karşı çıkılmamış, ilgisiz düzenlemelerin eklenmesiyle de konunun amacından uzaklaşılmıştır. Ayrıca Anayasa’mızın hukuk devleti ilkesine ve güçler ayrılığı prensiplerine aykırı birçok düzenleme de bu yasa tasarısına eklenmiştir.Kanun tasarısı, Soma felaketinin acısı üzerinden özelleştirmeye, kadrolaşmaya, taşeronlaşmaya ve sermayeye hizmet eden bir torba tasarı hâline gelmiştir. Maden emekçilerimize verilen tüm sözler unutturulmuştur. İktidar yetkilileri tarafından maden emekçilerine ve yakınlarına 15 söz verilmiştir. Biz bunların 4’ünün tamamen yerine getirildiğini, 3’ünün kısmen yerine getirildiğini, ancak 8’inin de yerine getirilmediğini görmekteyiz. Bu nedenle, hakikaten bizim Balıkesir’den de bu 301 vatandaşımızın arasında çok şehidimiz var. sadece Savaştepe’den 85 şehit verdik. Bizlere ulaşıyorlar, dertlerini anlatıyorlar ve umdukları yasa tasarısındaki değişikliklerin dertlerine çare olmadığını, mutlaka bunu da kürsüden söylememiz gerektiğini beyan ediyorlar.Anayasa’mızın 138’inci maddesi mahkemelerimizin bağımsızlığını düzenlemektedir. Bu maddeye göre “Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.” demektedir.Çok teşekkür ediyorum, Balıkesir’in SEKA’sıyla ilgili bundan sonraki konuşmama devam ediyorum.

– 3 –

Erkan Akçay, Nevzat Korkmaz, Kemalettin Yılmaz, Özcan Yeniçeri, Mustafa Kalaycı tarafından aşağıdaki önerge verilmiştir.

GEÇİCİ MADDE 4- Bu Kanun kapsamındaki kişilere bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yersiz ödenen ve geri alınması gereken aylıklar ile bunlardan doğan ceza ve faizler terkin edilmiştir. İlgililer hakkında herhangi bir adli, idari ve icrai takibat yapılmaz. Yersiz ödemeler kapsamında maddenin yürürlüğe girmesinden önce idare tarafından yapılan tahsilatlar, ilgililerine iade edilmez. Yersiz ödemeler kapsamında 30/5/2014 tarihinden sonra idare tarafından yapılan tahsilatlar ilgililere iade edilir.

Önerge ile ilgili Mustafa Kalaycı konuşmuştur.

MUSTAFA KALAYCI (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.Görüştüğümüz maddeyle, 65 yaş aylığı ödendikten sonra şartları sağlamadığı ortaya çıkanlara yersiz ödenen aylıklar ile bunlardan doğan ceza ve faizler terkin edilmektedir.2022 sayılı Kanun’a göre hane içinde kişi başına düşen aylık geliri net asgari ücretin üçte 1’inden az olan 65 yaşını doldurmuş vatandaşlara ve engellilere aylık bağlanmaktadır. Ancak, ödenen aylıklar bugünkü şartlarda çok yetersizdir. Bugün itibariyle 65 yaş aylığı 140 lira, muhtaç, engelli ve 18 yaş altı engelli yakın aylığı 280 lira, başkasının yardımına muhtaç engelli aylığı ise 420 lira düzeyindedir. Soruyorum, muhtaç engellilere ve yaşlılara reva görülen bu aylıklar sizce uygun mudur, yaşlılarımıza günlük sadece 4,5 lira vermek vicdanınızı rahatsız etmiyor mu, çocuğunuza harçlık olarak verseniz bu parayı alır mı?AKP Hükûmeti, bu yıl 65 yaş aylığına 10 lira, engelli ve engelli yakın aylığına 20 lira, başkasının yardımına muhtaç engelli aylığına da 30 lira zam yapmıştır. Dikkatinizi çekerim bu komik zamlar yıllıktır. Yaşlılar ve muhtaç engelliler geçen ay zam alamamıştır. Yaşlılarımız ve muhtaç engellilerin aylıkları memur maaş kat sayısına göre artırıldığından bu yıla kadar diğer ödemelerdeki artışlardan yararlanamadıkları için aylıklarındaki artış çok düşük kalmış, yaşlılarımız ve engellilerimiz enflasyona ezdirilmiştir. 65 yaş aylığı ve engelli aylıkları mutlaka iyileştirilmelidir çünkü bu aylıklarla geçimlerini sağlamaları mümkün değildir.Değerli milletvekilleri, AKP iktidarı asgari ücretlileri ve taşeron işçilerini de enflasyona ezdirmektedir. Asgari ücrete geçen ay yapılan zam sadece 45 lira olup enflasyonun altında kalmıştır. Asgari ücretler ve taşeron işçiler aldığı ücretle ay sonunu getirememektedir. Kamu çalışanları da ilk defa temmuz ayında ikinci yarı yıl zammını alamamışlardır. Yılın başında verilen 123 liralık komik zam aylar öncesinden eriyip gitmiş olup kamu çalışanları da enflasyona ezdirilmektedir.AKP Hükûmeti, emekli, dul ve yetimlerin de aldığı aylıkla nasıl geçindiğini hiç düşünmemektedir. Emeklilerimizi yoksulluğa mahkûm etmiş, yardıma muhtaç hâle getirmiştir. Emeklilere güya sağlık harcamaları ücretsiz deniyor ama muayene parası, fark ücreti, katılma payı, reçete parası, kutu parası, otelcilik parası, ilaç fark parası diyerek yapılan kesintilerle maaşı kuşa çevrilmektedir. Bir de çalışan emekli esnafa niye çalışıyorsun diye borç çıkarılmakta, emekli aylığından prim kesilmektedir. AKP Hükûmeti emeklileri de enflasyona ezdirmektedir. Halkın -gerçek enflasyonu yansıtan- gıda, kira, ulaşım, su, elektrik ve gaz gibi kalemleri açısından değerlendirme yapıldığında durumun vahim olduğu anlaşılacaktır. Emekliler banka promosyonunu alabilmek için sekiz yıldır mücadele veriyor ama AKP bunu bile becerememiştir. Memurlar, banka promosyonundan yıllardır yararlanırken emekliler bu konuda üvey evlat muamelesi görmektedir. AKP Hükûmeti emeklileri sürekli hayal kırıklığına uğratmıştır. Emekliler arasındaki maaş adaletsizliğini gidereceğini vaat etmesine karşın yerine getirmemiştir. İntibak düzenlemesiyle sadece 2000 öncesi SSK emeklileri için kısmi iyileştirme yapılmıştır. 2000 sonrası emekli olanların aylıklarındaki eşitsizlik görmezden gelinmiştir. AKP Hükûmeti, BAĞ-KUR emeklilerinin mağduriyetini hiç dikkate almamıştır. Emekli aylıklarını yüksek gören AKP Hükûmetinden zaten başka ne beklenir! Zaten emekli aylıklarındaki refah payını yüzde 100’den yüzde 30’a düşüren, 2000 sonrası hizmetler için bugünkü aylıkların yarısı kadar emekli aylığı bağlanmasını içeren kanunu çıkaran AKP’dir.Değerli milletvekilleri, aylıklarıyla geçinemeyen asgari ücretliler, taşeron işçiler, kamu çalışanları ve emekliler AKP Hükûmeti tarafından faiz lobisinin kucağına teslim edilmiş olup kredi kartı ve tüketici kredileri nedeniyle birçoğu borç ve faiz batağına girmiştir. AKP Hükûmetini insafa davet ediyorum. Asgari ücretlere, taşeron işçilerine, kamu çalışanlarına, emeklilere, yaşlılara ve engellilere bir nebze de olsa nefes aldıracak bir iyileştirmenin bu torba kanunda mutlaka yapılması gerekmektedir. Hep kendi torbanızı dolduracağınıza biraz da asgari ücretlinin, taşeron işçisinin hâlini bir düşünün; kamu çalışanlarının, emeklilerin, yaşlıların ve engellilerin yaşadıkları sıkıntıları bir görün.

Aynı af 2008 yılında da kabul edilmişti. 

Geçici Madde 1 – (Ek: 17/4/2008-5754/92 md.)Bu Kanun kapsamındaki kişilere bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yersiz ödenen ve geri alınması gereken aylıklar ile bunlardan doğan ceza ve faizler terkin edilmiştir. İlgililer hakkında herhangi bir idari ve icrai takibat yapılmaz.”

2008 yılındaki bu madde, kanun tasarında bulunmamaktaydı. TBMM görüşmeleri sırasında Mustafa Elitaş, Kemal Anadol, Selahattin Demirtaş, Ferit Mevlüt Aslanoğlu, Oktay Vural, Orhan Erdem, Agâh Kafkas, Ahmet Aydın, Ayhan Sefer Üstün, Mehmet Yüksel tarafından aşağıdaki şekilde önerilmiş

Geçici Madde 1- Bu kanun kapsamındaki kişilere bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar yersiz ödenen ve geri alınması gereken aylıklar ile bunlardan doğan ceza ve faizler terkin edilmiştir. İlgililer hakkında herhangi bir idari ve adli takibat yapılmaz.

Çalışma Bakanı Faruk Çelik “Sayın Başkanım, bu önerge altmış beş yaş üstü yaşlılık aylığı ve engelliler, özürlü aylığı alan vatandaşlarımız çeşitli nedenlerle başka bir sigortalı işte kısa, geçici süreyle de çalışsa bu çalışmalarından dolayı bu çalışmaları tespit edildiğinde aldıkları geçmişe dönük tüm aylıkları yüzde 50 fazlasıyla tahsil ediliyor idi. Bu durum 81 bin kişi üzerinde, yani altmış beş yaş üstü ve özürlü 81 bin vatandaşımızın kurumla icra yollarına düşmesine neden olmuş idi. Ben burada bütün grup başkan vekillerine, bütün parti gruplarına özellikle teşekkür ediyorum. Böyle bir sosyal sorunu, problemi el birliğiyle ortadan kaldırmış bulunuyoruz.” ifadesi ile önergeye katılmıştı.

Söz konusu maddenin gerekçesi Orhan Erdem tarafından -özetle- ” … Hükûmetimiz döneminde, 5378 sayılı Özürlüler Kanunu’yla çok önemli şeyler getirildi. 2828 sayılı Yasa’yla, evde bakım ve birçok yine önemli hizmetler getirildi. Gerçekten, kanayan bir yara, bugün diğer grup başkan vekillerimizin de ortak verdikleri bir önergeyle hep birlikte bu sorunu çözmüş oluyoruz. Ben, bu bakımdan, Değerli Bakanımız Faruk Çelik Bey’e çok teşekkür ediyorum, çok radikal, çok kararlı bir tutumla, cezasını mı affedelim, yok yüzde 10 mu ceza koyalım, asgari ücretin altında alanları mı affedelim derken, birçok konu görüşülürken “Bunu kökten halledelim, böyle bir sıkıntıyı çözelim.” ifadeleriyle bizi de rahatlattı. Değerli Bakanımız Nimet Hanım da bu konudaki katkılarıyla gerçekten doğru olacağını söyledi ve hep birlikte şimdi bu Kanun’un sorunlu olan, 2022’nin bu maddesine geçici madde eklenerek çözülmüş oluyor.” şeklinde ifade edilmişti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.