Yetki İtirazında Yetkili İcra Müdürlüğü Doğru Olarak Gösterilmelidir. Aksi Halde İtirazın Reddi Gerekir.

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ
2006/9551 E.
2006/12116 K.
6.6.2006 T.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Alacaklı tarafından her iki borçlu hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine geçilmiş, süresinde … Genel Müdürlüğü vekili Kars İcra Mahkemesine hitaben Ankara İcra Mahkemesi aracılığı ile gönderdiği itiraz dilekçesinde; Kars İcra Dairelerinin yetkili olmadığını, yetkili icra dairesinin çekin ibraz edildiği bankanın bulunduğu İstanbul İcra Dairesi olduğunu öne sürmüş, ayrıca, çekteki keşideci imzasının da sahte olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece borçlunun yetki itirazının kabulüyle Kars İcra Dairelerinin yetkisiz olduğundan takibin iptaline karar verilmiştir. İlgili kararda yetkili icra dairesinin belirtilmediği görülmektedir.

Kambiyo senetlerinden olan çeke dayalı olarak yapılacak icra takipleri; keşide yerinde, muhatap bankanın bulunduğu yerde ve ayrıca genel yetkili olan borçlulardan birinin ikametgahındaki icra dairelerinde yapılabilir. Takip bu üç yerden olmayan Kars İcra Dairesinde başlatılmıştır. HUMK.nun 23. maddesinin son cümle hükmüne göre mahkemenin ( icra dairesinin ) yetkili olmadığını iddia eden taraf yetkili mahkemeyi beyan etmeye mecburdur. HGK.nun 22.09.1976 gün ve 10/1957-2554 sayılı ve yine HGK.nun 25.12.1987 gün ve 506/1103 sayılı kararlarında benimsendiği gibi itiraz eden borçlu yukarıda sayılan yerlerden ( keşide yerinin ve muhatap bankanın Edirne olması nedeniyle Edirne İcra Dairesinin ayrıca genel yetkili yer olarak ta Ankara İcra Dairesini ) olmayan İstanbul İcra Dairesini yetkili icra dairesi olarak bildirmiştir.

Mahkemece, HUMK.nun 23. maddesi uyarınca yetkili icra dairesi doğru olarak gösterilmediğinden yetki itirazının reddi gerekir. Bu durumda borçlunun diğer itirazlarının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de; yetki itirazının kabulü halinde icra dosyasının yetkili icra dairesine gönderilmesine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, takibin iptali yönünde hüküm kurulması da isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 06.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.