Yetki İtirazında Yetkili İcra Müdürlüğü Gösterilmelidir. Birden Fazla Yetkili İcra Müdürlüğünün Bulunması Halinde İtiraz Eden Hangi Müdürlüğü Seçtiğini Bildirmelidir.

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ
2012/2108 E.
2012/14155 K.
3.10.2012 T.

DAVA : Davacı M. A. vekili tarafından, davalı Ş. Ş. aleyhine 05/02/2009 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı, otopark ücretinin tahsili istemiyle başlattığı ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalini istemiştir.

Yerel mahkemece; ödeme emrinin tebliği üzerine davalı-borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, yetkisiz icra dairesinde başlatılan icra takibinin geçersiz olduğu bu nedenle eldeki itirazın iptali davasının dinlenilebilir nitelikte bulunmadığı belirtilerek istemin reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya arasına giren Sultanbeyli İcra Müdürlüğü’nün 2008/22932 esas sayılı dosyası içeriğinden; davalı borçlu Ş. Ş.’in yasal sürede verdiği dilekçeyle “borcunun bulunmadığı” ve “yetkisiz icra dairesinde takip başlatıldığı” itirazında bulunduğu ancak yetkili icra dairesini belirtmediği anlaşılmaktadır.

Konu ile ilgili olarak; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 50. maddesinde; “Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur …Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur”

6100 sayılı HMK’nın 19/2. maddesinde; “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” biçiminde düzenlemeye yer verildiği anlaşılmaktadır.

Açıklanan yasal düzenlemeler gözetildiğinde; icra dairesinin yetkisine yönelik yasal sürede ve usulüne uygun olarak yapılmış bir yetki itirazının varlığı halinde itirazın iptali davasına bakan mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisi konusunda değerlendirme yapacağı ve bu konuda bir karar vermesi gerektiği açıktır. Davalının icra dosyasına yasal sürede verdiği itiraz dilekçesinde, icra dairesinin yetkisiz olduğunu belirtmekle yetindiği, yetkili icra dairesini belirtmediği anlaşılmaktadır. Yetkili icra dairesi belirtilmediğinden usulüne uygun yapılmış bir yetki itirazından söz edilemez. Şu halde yetkisiz icra dairesinin yetki kazanacağı kabul edilerek işin esasına yönelik yapılacak incelemeyle varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.