Yıllık Kira İki Haklı İhtar

Kira sözleşmesinde kiranın yıllık olarak ödenmesi kararlaştırılmış ise iki haklı ihtar ile kira sözleşmesinin feshi yoluna gidilemeyecektir. Yıllık Kira İki Haklı İhtar

Yine kira sözleşmesinin süresiz olması halinde de iki halı ihtar ile kira sözleşmesinin feshi yoluna gidilemez. Yıllık Kira İki Haklı İhtar

Çünkü yasada,

  1. kiracının bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde,
  2. bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulması gerektiği ifade edilmiştir.

Kanun koyucu, konut veya çatılı iş yerlerine ait kira sözleşmesinin fesih nedeni olan bu hususları sınırlı sayıda saymıştır. Dolaysıyla kiracı aleyhine kanunda öngörülmeyen yeni bir fesih nedeni belirlenemez.

Kanun maddesinde ise kira sözleşmesinin bir yıldan kısa veya bir yıl veya daha uzun süreli olarak ele aldığı bu fesih şartını, süresiz sözleşmelere uygulamak mümkün olmayacaktır.Yıllık Kira İki Haklı İhtar

Bu konudaki diğer yazılara “Buraya Tıklayarak” ulaşabilirsiniz.

 

3. Hukuk Dairesi         2017/2940 E.  ,  2017/2171 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davalının, müvekkiline ait taşınmazda kiracı olduğunu, kira alacaklarının tahsili için davalı hakkında iki ayrı icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin tebliği üzerine kira bedellerinin ödendiğini belirterek iki haklı ihtar nedeniyle davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece,davanın kabulü ile, davalının, dava konusu taşınmazdan iki haklı ihtar nedeniyle tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından, 11/02/2015 tarihinde başlatılan takipte, Aralık 2014, Ocak, Şubat 2015 ayları kira bedelinin tahsili talep edilmiş, 17/03/2015 tarihinde başlatılan takipte ise Mart 2015 ayı kira bedelinin tahsili istenilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 352/2. maddesi uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının kira süresinin, bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde açılması zorunludur.


İki haklı ihtar nedeniyle açılan davada tahliyeye karar verilebilmesi için kiracıya bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde, bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulması gerekir. İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel teşkil etmez. Süresiz sözleşmelerde ve kira parasının yıllık ödenmesi gereken hallerde iki haklı ihtar oluşmaz.
Kira sözleşmesinde muacceliyet koşulunun bulunması halinde muaccel hale gelen kira parasının tek ihtarla istenmesi gerektiğinden bu kira parasının bölünüp değişik ihtarlarla istenerek iki haklıihtara konu yapılması mümkün değildir.
Olayımıza gelince ; Davaya dayanak olan 01/08/2007 başlangıç tarihli, bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünün 19. maddesinde “ Bir kira ödenmediği taktirde gelecek kiralar muacceliyet kesbeder.” düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya içeriğinden kiracının Türk Ticaret Kanun’unu kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu itibarla mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında TBK.nun 346.maddesinin 01/07/2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı, böylelikle sözleşmede kararlaştırılan muacceliyet koşulunun geçerli olacağı, bu halde ise tüm kiraların ilk takipte istenmesi mümkün olacağından ikinci takibe konu edilemeyeceği, bu durumda iki haklı ihtar şartının oluşmayacağı gözetilerek karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.