İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İhalenin Feshi İpotek İcra Emri Tebliğinden İtibaren 1 yıl İçinde Satış Talebi

İİK’nun 150/e maddesi gereğince icra emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde geçerli bir satış talebi bulunmadığından takip düşmüş olup, düşen takipte ihale yapılamaz.

 

12. Hukuk Dairesi         2021/9886 E.  ,  2021/9351 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi ipotek borçlusu tarafından icra mahkemesine yapılan başvuruda; İİK’nun 150/e maddesi gereğince süresinde satış istenmediğinden takibin düşmesine rağmen ihale yapıldığı iddiası ile birlikte sair fesih nedenleri ileri sürülerek 4 Parsel – 2 bağımsız bölüm numaralı taşınmaza ilişkin ihalenin feshinin istendiği, İlk Derece Mahkemesi’nce; zarar unsuru bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine hükmedildiği, kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce; borçlunun ileri sürdüğü istinaf sebeplerinden İİK’nun 150/e maddesine ilişkin olan iddiası incelenmeksizin, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355. maddesinde; “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir” düzenlemesine yer verilmiş ve aynı Kanun’un 352/1. maddesinde de; başvuru şartlarının yerine getirilmemesi ya da başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi halinde gerekli kararın verileceği belirtilmiştir.
Şikayetçinin 01.6.2021 tarihli istinaf dilekçesinin incelenmesinde; şikayet dilekçesinde değinilen nedenlerin hepsinin kamu düzeninden olduğunun belirtildiği, bu suretle şikayet dilekçesinde ileri sürülen İİK’nun 150/e maddesine aykırılık iddiasını da istinaf sebebi olarak ileri sürdüğünün kabulü gerektiği anlaşılmış olup, bu kapsamda inceleme yapılmalıdır.
İİK’nun 150/e maddesinin, icra emri tebliğ tarihi itibari ile uygulanması gereken hükmünde; “Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren altı ay içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren bir yıl içinde isteyebilir. Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer” düzenlemesine yer verilmiştir.
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda, sair şikayet nedenleri yanında ipotekli taşınmazın bir yıllık süre içinde satışının istenmediği nedeniyle ihalenin feshini istemiş ve istinaf dilekçesinde de şikayet dilekçesindeki nedenlere atıf yapmış olduğundan, anılan iddia bu haliyle İİK’nun 150/e maddesine dayalı olup, süresinde satış istenmemesi halinde icra takibi düşeceğinden, bu tarihten sonra yapılan işlemler yok hükmünde olup, bu tarihten sonra yapılan ihalenin de sırf bu nedenle feshi gerekir.
Satış isteme sürelerinin geçmesine rağmen, icra müdürünün satış talebini kabul etmesi, İİK’nun emredici nitelikteki anılan maddelerine aykırı bir durum yaratır. Taşınmazın tahmini değerinden fazla bir bedelle satılmış olması, mutlaka ve tek başına zarar unsurunun gerçekleşmediği anlamına gelmez. Bir başka deyişle, böyle bir durumda, taşınmaz, tahmini bedelin üstünde dahi satılsa, borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararının olduğunun kabulü gerekir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olayın incelenmesinde; icra emrinin borçluya 31.7.2015 tarihinde tebliğ edildiği ve alacaklı tarafından 17.02.2016 tarihinde ipotekli taşınmazın satışı talebinde bulunulduğu görülmekte ise de; ekli takip dosyası aslı kapsamında süresinde satış avansının yatırıldığına ilişkin bir bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır. Takip dosyasında; 27.9.2019 tarihli bir satış avansı makbuzu bulunmakta ise de; bunun 27.9.2019 tarihli satış talebine ilişkin olduğu anlaşılmakla, icra emri tebliğ tarihine göre bir yıllık süre içerisinde olmadığı açıktır.
İİK’nun 59. maddesine göre alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını peşinen öder. Bu durumda, satış talebinin geçerli olabilmesi için satış talebi ile birlikte bir miktar avansın da yatırılması gerekir. Satış talebi, satış avansının yatırıldığı tarihte yapılmış sayılır.
Buna göre; 1 yıllık süre içerisinde satış talep edilmiş ise de avansı yatırılmadığından ve bu suretle geçerli bir satış isteminin varlığından da söz edilemeyeceğinden, icra takibinin düşmüş olduğu kuşkusuzdur.
O halde, İİK’nun 150/e maddesi gereğince icra emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde geçerli bir satış talebi bulunmadığından takip düşmüş olup, düşen takipte ihale yapılamayacağından, İlk Derece Mahkemesi’nce, şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesi’nce de istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nin 08.7.2021 tarih ve 2021/2009 E. – 2021/1990 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, … Anadolu 24. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 01.6.2021 tarih ve 2021/294 E. – 2021/398 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 21/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.