İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İhalenin feshi: tüzel kişi adresinin neden kapalı olduğunun araştırılması gerekmez.

Tüzel kişilere yapılan tebligatta, şirketin kapalı olması durumunda adreste bulunmama nedeninin araştırılması gerekmemektedir. Ancak haber verilen komşunun isminin usulüne uygun bir şekilde tutanağa geçirilmesi gerekir.

 

 

12. Hukuk Dairesi         2021/9444 E.  ,  2021/9277 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu şirket vekilinin icra mahkemesine yaptığı başvuruda, sair fesih iddialarının yanı sıra, takip dosyasındaki satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek 20/08/2019 tarihli taşınmaz ihalesinin feshi isteminde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince, ihalenin feshi davasının reddi ile para cezasına hükmedildiği, borçlunun istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, karara karşı borçlunun aynı sebeplerle temyiz yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
Hükmi şahıslara ne şekilde tebligat yapılacağı 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 ve 13. maddelerinde belirlenmiştir. Borçlu şirketin tebligat adresinin, ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı bulunması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde, bu adrese 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. ya da 35/4. maddelerine göre tebligatın yapılması gerekir.
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre tüzel kişiler adına ticaret sicilindeki adreslerine gönderilen tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun, Tebligat Yönetmeliği’nin 30 ve 31. maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek yoktur. Zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olması, tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz. Ancak, Kanunun 21/1.maddesine göre tebligat yapılması halinde, tebliğ memuru, tebliğ evrakını tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de, mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir.
Somut olayda, ihaleye ilişkin satış ilanının, borçlu …’ nin adresine 7201 Sayılı TK’nın 21/1 maddesi gereğince “Muhatap adresinin kapalı olması sebebiyle en yakın komşusu …….’den sorulmuş, çarşıya gittiğini sözlü beyan etmiş. … Mahallesi Muhtarlığı’na teslim edilmiş, 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmış. En yakın komşusuna… haber verilmiştir. ” şeklinde şerh düşülerek tebliğ edildiği, haber verilen komşu isminin bulunmadığı, bu hali ile tebligatın TK’nun 21/1. maddesine aykırı olduğu, her ne kadar şirketin kapalı olması durumunda adreste bulunmama nedeninin araştırılması gerekmemekte ise de, komşuya haber verme yükümlülüğünün devam ettiği, Dairemiz uygulamalarında TK.nun 21/1. maddesinin tüm koşullarının sıkı bir şekilde uygulanmayacağı belirtilmiş olmakla beraber bunun haber verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, haber verilen komşunun isminin usulüne uygun bir şekilde tutanağa geçirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Buna göre şikayete konu tebligatta haber verilen komşunun ismi yazılmadığından bu hali ile tebliğ işlemi şeklen Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine aykırı ve dolayısıyla usulsüzdür.
Öte yandan İİK’nun 127. maddesi nazara alındığında satış ilanı tebligatının usulsüzlüğü başlı başına ihalenin feshi nedenidir.
O halde, mahkemece ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin istinaf talebinin esastan reddine ilişkin 29/04/2021 tarih, 2020/1241 E. – 2021/1061 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve Hilvan İcra Hukuk Mahkemesi’nin 05/02/2020 tarih, 2019/12 Esas -2020/5 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.