Ön alım hakkının kötüniyet ile kullanılıp kullanılmadığını hakim kendiliğinden dikkate alır ve savunmanın genişletilmesi söz konusu olmaksızın her zaman ileri sürülebilir.

Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle ön alım hakkını kullanması TMK’nın 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Kötüniyet iddiası 14.2.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasından ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.

 

  1. Hukuk Dairesi         2016/12387 E.  ,  2020/65 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.11.2014 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.05.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz incelemesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

-KARAR-

Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, … İli, … İlçesi, Küçük Sanayi Mahallesi 1300 ada 29 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin hisse maliki olduğunu, hissedarlardan …’nin 1/3 hissesinin üçüncü kişi …’a satıldığını, söz konusu hisse üzerinde sahip oldukları yasal önalım hakkını kullanmak istediklerini beyanla, davalı … adına kayıtlı 1/3 payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşınmazda fiili taksim olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, … adına kayıtlı 1/3 hissenin iptali ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temiz etmiştir.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkı, müşterek mülkiyette pay satın alana karşı kullanılır, dava da onun aleyhine açılır. Satış tapuya tescil ile vaki olacağından tapu ile payı kim iktisap etmiş ise ona karşı önalım hakkı kullanacaktır. Davadan önce birçok satış olmuşsa önalım davası en son satın alana karşı açılacaktır. Çünkü dava, önalıma konu paya ilişkin tapu kaydının iptalini de amaçladığından kayıt sahibi aleyhine açılması zorunludur.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle ön alım hakkını kullanması TMK’nın 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Kötüniyet iddiası 14.2.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasından ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Somut olaya gelince; dava konusu 29 nolu parsel, tapu kaydına göre arsa niteliği ile paylı mülkiyete tabi taşınmaz ise de yapılan keşif, keşifte dinlenen bilirkişiler ve mahkemece dinlenen tanık beyanlarında taşınmaz üzerinde bitişik olmakla birlikte birbirinden ayrılmış üç adet bağımsız şekilde kullanılan dükkanlar olduğu, dükkanlardan birinin davacı … tarafından, ortadaki dükkanın … tarafından, diğerinin ise … tarafından kullanılageldiği, … hakkında yapılan icra takibi nedeniyle taşınmazın …’ye geçtiği, …’in de fiilen ayrı kullanılan bu dükkanı davalıya tapuda devrettiği, bu hali ile hem davacının hem de satıcı zamanında … ve …’in ayrıca tasarruf ettiği dükkan şeklinde bölüm olduğu, bu şekilde taşınmazın fiilen taksim edildiği, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanmasının TMK’nın 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmadığı anlaşılmış olmakla ve bu haliyle, eylemli paylaşmanın varlığı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken farklı gerekçeyle tescil hükmü kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.01.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

×
×

Sepet