İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bahis Nedeniyle İdari Para Cezası

Birçok kişiye uygulanan bu idari para ceza yaptırımı nedeniyle itirazlar gündeme gelmektedir.

Tahliye Taahhüdü İle Kira Sözleşmesinin Sona Ermesi

Tahliye taahhüdü, kanunda bir maddenin bir cümlesi ile ifade edilmiş olsa da kiracının aleyhine bir düzenleme olması dolayısıyla kira sözleşmesinde dahi bulunmayan şekil şartlarını haizdir.…

Evde Bulunanlar 3. Kişi Sayılmaz

5 – evde bulunan diğer kişiler 3.kişi sayılmaz Türk Borçlar Kanunu’nun 352/1 maddesi gereğince yazılı tahliye taahhüdü nedeniyle ancak kiracının tahliyesi talep edilebilir24. Bununla birlikte…

Tahliye Tarihi Belirli Olmalı

Ancak 6098 sayı- lı Türk Borçlar Kanunu’nun 352/1 maddesinde yer alan “…kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde…” şeklindeki açık düzenleme karşısında tahliye…

Tahliye Taahhüdünü Kiracı Vermeli

Tahliye taahhüdünün geçerlilik şartlarından bir diğeri de tahliye taahhüdünün kiracı ya da yetkili temsilcisi vasıtasıyla yapılmış olmasıdır. Kiracı dışında başka bir kimsenin örneğin kiracı ile birlikte…

Tahliye Taahhüdü İcra Takibi

Tahliye taahhüdü icra takibi başlatılması halinde Örnek 14 ödeme emri gönderilmelidir.  İcra takibinde tahliye edilecek taşınmazın adresinin bulunmaması halinde bu husus kiracı tarafından itiraz olarak ileri sürülmemesi…

İrade Sakatlığı Tahliye Taahhüdü

11 – irade sakatlığı   Kiraya ilişkin hükümler arasında irade sakatlığı nedeniyle tahliye taahhü- dünün geçersizliğinin ileri sürülmesine dair özel bir hüküm bulunmadığından kiracı tarafından…

Aile Konutu Tahliye Taahhüdü

Eşlerden birinin kiracı sıfatına haiz olduğu aile konutu ile ilgili olarak kiracı sıfatına haiz eş tek başına tahliye taahhüdünde bulunabilecek midir? Doktrinde savunulan bir görüşe göre anılan…

Tahliye Davası Açılması

Tahliye davası açılması geçerli bir tahliye taahhüdü bulunmasına ve tahliye tarihi gelmesine rağmen kiracının taşınmazı tahliye etmemesi halinde

Tahliye İcra Takibi

tahliye taahhüdüne dayalı tahliye talebinde kiracıya örnek 14 no'lu tahliye emri gönderilmektedir.

Taahhüt Kiraya Veren Kabul Beyanı

Taahhüt kiraya veren kabul beyanı bulunmadıkça geçersizdir. Bunun yalnız bir istisnasının bulunduğunu kabul edebilmek mümkündür. Bu ise kiracının verdiği tahliye taahhüdünün 6098 sayılı Türk Borçlar…

Tahliye Taahhüdü Takibine İtiraz

Tahliye Taahhüdü Takibine İtiraz nedenleri ve bunların ileri sürülüş şekilleri hakkındadır.

Serbest İrade İle Tahliye Taahhüdü

Serbest İrade İle Taahhüt verilmemesi halinde itirazın kaldırılması davasında tahliye kararı verilmeyecektir. Sulh hukuk mahkemesinde bu iddia yazılı delille

Şarta Bağlı Tahliye Taahhüdü

Şarta Bağlı Tahliye Taahhüdü yasaldır. Şart bağlı tahliye taahhüdü , Türk Borçlar Kanunu’nun 170.maddesi uyarınca geçerli olup tarafları bağlar. 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun “A. Geciktirici…

Beyaza İmza İle Tahliye Taahhüdü

Beyaza İmza İle Tahliye Taahhüdü verilmesi halinde tahliye talebinin kabul edilip edilmeyeceği bu iddianın hangi mahkemece yargılandığına göre

Tahliye Taahhüdü Ceza-i Şart

Tahliye taahhüdü ceza-i şart içermesi, taahhüdü ve/veya ceza-i şartı geçersiz hale getirmez. Cezai şart, geçerli bir borcun yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi ya da belli…

Taahhüt Kiralanan Teslim İlişkisi

Taahhüt Kiralanan Teslimi ilişkisi kapsamında yazılı tahliye taahhüdü kiralananın kiracıya tesliminden sonra verilmelidir.

Yeni Kira Sözleşmesi Tahliye Taahhüdü

Yeni kira sözleşmesi tahliye taahhüdü üzerinde hükümsüz bırakma etkisine sahiptir. Kira sözleşmesinin yenilenmesi ya da uzatılması taahhüdü hükümsüz bırakır.

Yazılı Tahliye Taahhüdü

Yazılı tahliye taahhüdü hakkında, Öncelikle yazılı tahliye taahhüdü istinaden kira sözleşmesinin feshine ilişkin tüm hususlara ilişkin bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Tıklayınız !!! Yazılı tahliye…

Sınırdaş Malikinin Ön Alım Hakkı Bulunduğu Tarihler

Sınırdaş tarım arazisi maliklerine verilen önalım hakkı kaldırılmıştır. Ancak 15 Mayıs 2014 ila 4 Kasım 2020 tarihleri arasında yürürlükte kaldığı için bu tarihler arası yapılan satımlara ilişkin uygulanmaktadır.

Borcun Teminatı İçin Devirde Ön Alım Hakkı

Borcun teminatı için devirde ön alım hakkı kullanılamaz. Öncelikle taraflar arasında gerçek bir satışın olup olmadığının araştırılması gerekir.

Tasarrufun İptaline Konu Taşınmazda Ön Alım

Tasarrufun İptaline Konu Taşınmazda Ön Alım hakkının kullanılması ile satın alanın ön alım bedeli tutarı ile sorumlu olmasına verilmelidir.

Akrabaya Satış Ön Alım Hakkı

Satış akrabaya ve bağış / miras niyetiyle yapılmış ise ön alım hakkının kullanılmasının mümkün olmayacağı gözetilmelidir.

Ön Alımda Fiili Paylaşım Olduğu Her Aşamada İleri Sürülebilir

Cevap süresi geçmesi fiili paylaşım iddiasının ileri sürülmesine engel teşkil etmediği gibi daha önce ileri sürülmemiş ise de temyiz aşamasında dahi fiili paylaşım iddiası ileri sürülebilir.

Zira bu bir kötüniyet iddiası olduğundan davanın her aşamasında ileri sürülebilir. İlk kez temyiz aşamasında ileri sürülse dahi fiili taksim olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır.

Fiili Paylaşım İle Ayrılmış Yerde Ön Alım Hakkı Kullanılması

Fiili Paylaşım İle Ayrılmış Yerde Ön Alım Hakkı bulunmaz.

Ön alım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.

Birden Fazla Paydaşın Ön alım Hakkını Kullanması

Birden Fazla Paydaşın Ön alım Hakkını Kullanması halinde paylaşım payına oranla yapılmayacaktır.

Önalım hakkını kullanan paydaşlar pay oranları fark etmeksizin önalım hakkına konu paydan eşit oranda yararlanırlar.

Ön Alım Hakkının Kötüniyetli Kullanılması

Ön alım hakkının kötüniyet ile kullanılıp kullanılmadığını hakim kendiliğinden dikkate alır ve savunmanın genişletilmesi söz konusu olmaksızın her zaman ileri sürülebilir.

Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle ön alım hakkını kullanması TMK’nın 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz.

Ön Alım Hakkını Engellemek İçin Yüksek Satış Bedeli İddiası

Ön alım satış bedeli yüksek gösterilerek engellenmek istenebilir.

Bu halde ön alım hakkının kullanılması engellemek için bedelde muvazaa yapıldığını, dolayısıyla kasten yüksek gösterildiğini duyuma dayalı tanık beyanları ve taşınmaz değerine ilişkin rapor ile ispat edemezsiniz.

Aşağıda görülen yargıtay kararında davacının dinletmiş olduğu tanıkların görgüye dayalı değil, duyuma dayalı olarak beyanda bulundukları, keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun da tek başına bedelde muvazaanın varlığını göstermeyeceği, davacının bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamadığı, gerekçesi ile yargılama giderleri kısmen aleyhine hükmedilmiştir.

Ön Alım Hakkına Dayanılan Payın Elbirliği Mülkiyete Konu Olması

Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir

Davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir. Davaya muvafakat, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakati sağlanamazsa Türk Medeni Kanununun 640. maddesi hükmü uyarınca murisin terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir. Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı sona ereceğinden davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.

Ön Alım Davası Sonuçlanmadan İpoteğin Fekki Davası Açılması

Davacı ön alım davası sonuçlanmadan birleştirilen dosyada ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir.
Ön alıma ilişkin davanın sonuçlanmadığı, dolayısıyla davacının henüz davalıya ait hissenin maliki olmadığı anlaşılmakla taşınmazın tapu kaydında ön alıma konu hisse üzerinde yer alan malikin koydurduğu ipoteğin

“Ciro Edilemez” “Ciro Yasak” Kayıtlarının Hukuki Sonuçları

Cirantanın ciro edilemez kaydının hukuki sonucu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 685/2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre ciranta, senet sonradan kendilerine ciro edilmiş olan kişilere karşı sorumlu olmaz. Keşideci, ciro edilemez kaydı düşemeyecek midir?

İcra Satışı İstenen Mal, Muhafaza Altına Alınır.

Yeni düzenleme ile satış talebi ile birlikte giderlerin tamamının peşin yatırılması, bunun üzerine kıymet takdiri yapılması ve menkullerin, ihale alıcına teslime hazır edilmek üzere, muhafaza altına alınmasının uygulama haline gelmesi öngörülmektedir.

İcranın Geri Bırakılması Kararı Yeni Kanuna Göre Nasıl Alınır

30.11.2021 tarihinden önce icranın geri bırakılması kararı bölge adliye veya yargıtay tarafından verilmekte idi. 7343 sayılı yasa ile 30.11.2021 tarihinden itibaren bu karar, takibin yapıldığı yer icra hukuk mahkemesinden alınmaktadır.

İşçinin Maillerinin İnternet Kullanımının İzlenmesi ve Kişisel Veriler

İşverenin de işçiden çalışma saatleri içerisinde ilgisini iş dışındaki konulara ayırmamasını istemesi yönetim hakkı gereğidir. Diğer yandan işçi de sadakat borcu gereği zamanını iş görme edimine ayırmalıdır.  Bu durum ile işçinin kişisel verilerinin işlenmesi hususları arasında çatışmanın gerçekleşmesi ise çok olasıdır.

İşçinin Üstünün Aranması Manevi Tazminat Sebebidir

İşçinin kişisel verilerinin işlenmesi istisna, işlenmemesi ise kuraldır. Kişisel verilerin hukuka aykırı olmayan şekilde işlenmesi için hukuka uygun olması gerekmektedir. İşverenin işçilerin kişisel verilerini işlemeye…

Banka ve Kripto

Kripto paralar popülerliğini ve kullanımını arttırmış ve geniş kitlelerce kullanılmaya başlamıştır. Merkeziyetli ve merkeziyetsiz borsalardan alımı satımı yapılmaya, çevrimiçi oyna kazan oyunları ile kazanılmaya başlamıştır.…

İhtiyati Tedbir Talebinin Reddi Halinde Temyiz Yoluna Başvurulabilir.

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ
2013/9588 E.
2013/13307 K.
25.6.2013 T.

DAVA : Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret ( Kadıköy 2. Asliye Ticaret ) Mahkemesi’nce verilen 29.1.2013 tarih ve 2013/657 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sonay Demiralp Yavaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:

İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, müvekkilinin karşı taraf davalı şirketin %45 hissedarı, karşı taraf davalı G. C.’nin de %55 hissedarı iken, müvekkilinin bilgisi dışında ve gıyabında imzaları taklit edilmek suretiyle sahte kararlarla müvekkilinin hissesinin %01’e düşürüldüğünü. Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/453 D.İş sayılı ve 2011/451 D İş sayılı dosyalarında yapılan bilirkişi incelemelerinde davaya konu ortaklar kurulu kararlarında müvekkiline atfedilen imzaların müvekkilinin eli mahsulü olmadığının tespit edildiğini, müvekkilince bu şekilde başka uzman raporları da alındığını ileri sürerek, alınan kararların yokluğunun tespitine dair yargılama sonuçlanıncaya kadar karşı taraf-davalı şirket müdürü G. C.’nin temsil, ilzam ve imza yetkisinin sınırlandırılmasına ve şirketi temsil ve ilzamla imza yetkisinin tedbiren müşterek imzayla şirket ortakları olan müvekkiline ve karşı taraf davalı G. C.’ye verilmesine karar verilmesini tedbiren istemiştir.

Mahkemece, 3.1.2013 tarihinde verilen tensip ara kararında bir davaya konu yapılıp yargılama evresinde kanıtların toplanması ve değerlendirilmesi sonucu çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlıkla ilgili olarak uyuşmazlığı çözümler nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesine hukuken imkan bulunmadığı gibi mevcut dosya içeriği itibariyle davacının sahtecilik iddiasının yapılacak olan incelemeyle ortaya çıkacağı dikkate alınarak, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verildiği, 7.1.2013 tarihinde de, ihtiyati tedbir isteyen-davacı vekili tarafından ibraz olunan istem dilekçelerinde terditli bir şekilde talepte bulunularak ihtiyati tedbir isteminin yenilediği, ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara kararı değiştirir bir durum mevcut bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.

Kararları, ihtiyati tedbir isteyen vekili temyiz etmiştir.

1- ) H.M.K.nun 391/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir.

İhtiyati Tedbir

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ
2012/13597 E. 
2013/688 K. 
22.1.2013 T. 

DAVA : Davacı A… Havacılık Anonim Şti. vekili tarafından, davalı T… Gazete Dergi Basım A Ş. aleyhine 27.2.2012 gününde verilen dilekçeyle ihtiyati tedbir istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda: mahkemenin görevsizliğine dair verilen 5.4.2012 tarihli kararın Yargıtay’ca incelenmesi A… Havacılık Anonim Şti. ve T… Gazete Dergi Basım A Ş. vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : İhtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkili A… Havacılık A.Ş.nin havacılık ve turizm sektöründe faaliyet gösterdiğini, S… Gazetesi ve T… Gazetesiyle gazetelerin internet sitelerinde, yine karşı taraf T… Gurubuna ait olan diğer yayın organlarında 2007 yılında İsparta’da gerçekleşen uçak kazasıyla ilgili haberler çıktığını, müvekkili şirketin kamuoyu nezdinde kötülenerek küçük düşürüldüğünü, ticari itibar ve faaliyetlerinin sekteye uğradığını belirterek müvekkilinin kişilik haklarına saldırı teşkil eden yayınların tedbir yoluyla durdurulması ve kaldırılmasını istemiştir.

İhtiyati Haciz Bir Takip İşlemi Değildir, İhtiyati Tedbir Benzeri Ancak Daha Etkili Bir Tedbir İşlemidir. Takibin Kesinleşmemiş Olması Uygulanmasına Engel Teşkil Etmez.

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ
2010/30598 E.
2011/11343 K.
2.6.2011 T.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : İhtiyati haciz, İ.İ.K.nun 257 ve bunu izleyen maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre ihtiyati haciz ile icra takibi ayrı ayrı düzenlemeler olup, farklı hukuki sonuçlar doğururlar. Sonuç itibariyle, ihtiyati haciz bir icra takip işlemi olmayıp, yapılacak icra takibinden ve açılacak davadan önce uygulanan ve H.U.M.K.nun 101 ve devam eden maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir benzeri ancak daha etkili bir tedbir işlemidir ve takip muamelesi sayılamaz.

Teminat Senedi Olduğuna Dair İddia Yargılama Gerektirdiğinden İhtiyati Tedbir Talebi Kabul Edilmelidir.

YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ
2012/7127 E.
2012/7065 K.
12.11.2012 T.

KARAR : Aleyhine ihtiyati tedbir istenilen R. Ç. 320.000,00 TL bedelli bonoya dayanarak Kadıköy 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/8515 Sayılı takip dosyası ile D. Ş. K. aleyhine icra takibi başlatmıştır. İcra takibinin başlatılma tarihi 16.4.2012’dir. Bu takibin başlatılmasından önce D. Ş. K. tarafından 4.4.2012 tarihinde menfi tespit davası açılmıştır. Menfi tespit davası açılması sebebiyle D. Ş. K. vekili 4.4.2012 tarihli dilekçeyle ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulması isteminde bulunmuştur. Mahkemenin 25.4.2012 tarihli kararı ile ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. D. Ş. K. vekili mahkemeye 14.5.2012 tarihli ayrıntılı bir dilekçe daha vererek ihtiyati tedbir konularak icra takibinin durdurulması isteminde bulunmuş, bu isteğin mahkemenin 17.5.2012 tarihli kararı ile reddedilmesi üzerine temyiz yoluna başvurulmuştur.

İcra İflas Kanunu’nun 72/II. maddesinde, icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkemenin talep üzerine teminat karşılığı icra takibinin durdurulmasına karar verilebileceği düzenlemesi yer almaktadır.

İmza Hakkında Şüphe İhtiyati Haciz

Çekteki İmzanın Keşideciye Ait Olup Olmadığı Yönünde Şüphe Bulunması İhtiyati Haciz Kararının Kaldırılmasına Olanak Vermez.

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ
2005/4327 E.
2005/4177 K.
25.4.2005 T.

KARAR : İhtiyati hacze itiraz eden S. D. vekili, müvekkili aleyhine 21.12.2004 keşide tarihli ve 120.000.000.000 TL bedelli çekten dolayı ihtiyati haciz kararı verildiğini, anılan çekin çalıntı olduğunu, zaten ödemeden men yasağı kaşesinin vurulduğunu, imzanın müvekkiline ait bulunmadığını, diğer itiraz edenler vekili ise, keşideci ile müvekkillerinin ticari ilişkisinin olduğunu, bu çekin teminat çeki olarak düzenlenip verildiğini, müvekkillerinden A.H.’nun eczanesinden çalındığını, ihtiyati haciz talep eden ve ciranta S. A. ile hiçbir ticari ilişkisinin olmadığını ileri sürerek, ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

Alacaklı vekili, istemin reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, keşideci itiraz eden S. D.’in dosyaya sunulan belgelerdeki imzaları ile çekteki imzası arasında bariz fark bulunduğu, hacze konu çeke ilişkin ödemeden men yasağı talimatı verdiği, ilerde telafisi mümkün zararlar doğabileceği gerekçesiyle, itirazların kabulüne, S.D., Ö.E. H. ve A. H. hakkında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.