Zina Sebebiyle Boşanma

Zina evli bir kişinin eşinden başka bir kişiyle cinsel ilişkide bulunmasıdır. Hukuken mesajlaşma, flört etme, öpüşme, sarılma zina değildir; yasa sadakatsiz davranışı değil, tamamlanmış cinsel ilişkiyi kastetmektedir. Devamı»

Terk Sebebiyle Boşanma Davası Hakkında Herşey

Terk sebebiyle boşanma davası açmak ve bu davaya muhatap olmak kimi kişisel ve mali haklar üzerinde, tabiri caiz ise ateşle oynamaya benzer bu nedenle çok dikkatli olunmalıdır. Devamı»

 

Tutukluluk Halinin Kanuni Süreyi Aştığı İddiası Bireysel Başvuru

Bireysel başvuruda süreTutukluluk Halinin Kanuni Süreyi Aştığı İddiası ve bu konuda sürelerin hesabı başvurunun kabul edilebilirliği açısından önemlidir.

-I-

Kural

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, 30 gün içinde yapılmalıdır.
30 gün süre, başvuru yolu öngörülmüşse bu yolun tüketildiği tarihten başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren başlar.

 

-II-

Tutukluluk hali için Uygulaması

Bireysel başvurunun ilk derece yargılaması devam ederken tutukluluğun devamına karar verilen her aşamada başvuru yolları tüketildikten sonra veya serbest bırakılmadan itibaren başvuru süresi içinde yapılması gerekir

İlk derece mahkemesince hüküm ile birlikte verilen tutukluluğun devamı kararına itiraz edilmemiş ise kararın verildiği tarihten itibaren; itiraz edilmiş ise itiraz merciince verilen kararın öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekmektedir.

Anne Baba Kaydı Davaları Dava Türü ve Görevli Mahkeme

Anne baba kaydının değiştirilmesiAnne Baba Kaydı Davaları görevli mahkeme, kayıtların gerçeği yansıtmadığı durumlarda kayıt düzeltme ve/veya soybağı davalarından hangisinin açılacağına göre belirlenmektedir. Kayıt düzeltme davaları asliye hukuk mahkemesinde, soybağı davaları ise aile mahkemesinde görülmektedir. Hem kayıt düzeltme hem de soybağı istemini içeren davalara ise aile mahkemelerince bakılmaktadır. Anne Baba Kaydı Davaları Olaylara Göre Görevli Mahkeme aşağıda örneklendirilmiştir.

Her ne kadar örnekleme yoluyla anlatım tercih edilmiş olsa da, kural olarak aşağıdaki şekilde düşünebiliriz.

  1. Sadece anne kaydının değiştirilmesi isteniyorsa kayıt düzeltme davası, (asliye hukuk mahkemesi)
  2. Sadece baba kaydı değiştirilmesi isteniyorsa soybağı davası, (aile hukuk mahkemesi)
  3. Hem anne hem baba kaydı değiştirilmek isteniyorsa, çocuğun doğumu sırasında taraflar evli ise (veya çocuk evliliğin sonra ermesinden itibaren 300 gün içerisinde doğmuşsa) kayıt düzeltme davası; aksi halde soybağı davası açılması gereklidir.

Aslında Nişanlısınız

evlilik teklifi10.05.2016

Aslında nişanlısınız . Evleniriz diyor musunuz ? Tamamdır. O halde sizi nişanlı ilan ediyorum. Doğrusu, zaten aslında nişanlısınız .

 

Çiftler arasındaki ilişkide hukuken tanınan ilk aşama nişanlanmadır. Yani kanun, nişanlı çiftlerin ilişkilerini nişanlı olmayan çiftlerin ilişkilerine göre daha özel kurallarla belirlemiştir.

Çiftlerin nişanlama ile geçmiş oldukları, bu “nişanlılık” statüsünde yaşadıkları olaylar; yukarıda andığımız özel kurallar çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Bu anlamda “Ne zaman nişanlandınız?” sorusuna doğru cevap verebilmek önemlidir. Belki de düşündüğünüzden öncedir aslında nişanlısınız dır. Belki de hala nişanlı değilsinizdir.

Bu soruya cevaben, bazı evli çiftler hiç nişanlanmadıklarını doğrudan evlendiklerini söyleyebilir; bazıları ise çok güzel bir nişan töreni yaptıklarını ve o tarihi hiç unutamadıklarını.

Aslında bu iki cevap da kesinlikle yanlıştır. Çünkü bunlardan ilki nişanlılığın sona erdirildiği ana yani nikaha; diğeri ise nişanlanmanın tebliğ edildiği ana yani duyurulduğuna işaret eder.

Nişanlanma ise daha önceki bir andır. Aslında nişanlısınız .

Medeni Kanun’un 118. maddesi “Nişanlanma, evlenme vaadiyle olur.” demiştir. Buna göre nişanlanma “birbirleriyle evlenmek isteyen kadın ile erkeğin bu yöndeki iradelerini karşılıklı olarak açıklamaları“dır.

Artık nişanlanmanın hukuken ne olduğunu bildiğimize göre yukarıdaki cevapların sağlamasını yapabiliriz. Doğrudan evlendiğini söyleyen çift, en geç, evlilik iradelerini kuruma bildirdikleri tarihte; nişan töreni yapan çift, en geç,  nişan töreni yapmak üzere anlaştıkları tarihte nişanlanmış olur.

Nişanlanma iradesinin beyanı şekle bağlı değildir. Bu nedenle çiftler, evlenme vaadini, sözlü veya yazılı ifade edebilecekleri gibi, bunu gösteren davranışların varlığı halinde de nişanlı olurlar. Bunu gösteren davranışlar tarafların kişisel durumlarına ve bağlı oldukları sosyal tabakaya göre değerlendirilir. Örneğin, birbirlerine yazmış oldukları mesajlardaki hitap kelimeleri (müstakbel karıcım/ kocacım), birbirlerini “nişanlı” olarak tanıtmaları, evlenme hazırlıklarına girişmiş bulunmaları vs. bu çiftlerin nişanlı olduğunu gösterir. Aslında nişanlısınız .

Ancak evlilik birliği kurmayı istememelerine rağmen birlikte yaşayan çiftler nişanlı olmazlar.
Yine zaten evli veya nişanlı kişilerin tekrar nişanlanması mümkün değildir.

O halde, şaka yollu bir ifadeyle, evlilik teklifi beklentisinin artık yalnızca pırlanta yüzüğü değil, nişanlılık statüsünü de kapsamakta olduğunu söyleyebiliriz.

Peki nişanlılık, evlilik vaadi olduğuna göre, kişiyi dava yolu ile evlenmeye zorlama imkanı sağlar mı? Ya da evliliği vaad etmesine rağmen cayma durumunda cayma tazminatı istenebilir mi? Yani nişanlanma kişiye hangi hakları ve borçları yükler bunu gelecek yazımda belirteceğim.

Av. Sibel Öztürk

evlilik_teklifi_organizasyon_firmaları